Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Strasbourg’da kabul ettiği karar kararıyla Türkiye’ye çağrıda bulunarak ülke genelinde LGBTI+ bireylere ve hak savunucularına yönelik gözdağı, baskı, engelleme ve şiddet olaylarının vakit kaybetmeksizin sonlandırılmasını istedi.
Birleşik Krallık Milletvekili Sam Rushworth tarafından hazırlanan rapora dayandırılan kararda; Türkiye’nin 15 farklı bölgesinde yürütülen kitlesel gözaltılar, ev baskınları, dijital kısıtlamalar ve tutuklamaları içeren son baskı dalgasının, ülkedeki “demokratik gerilemenin yeni bir göstergesi” olduğu belirtildi.
“AİLENİN KORUNMASI SÖYLEMİ HAK İHLALLERİNE GEREKÇE EDİLEMEZ”
Meclis kararında, kamuoyunda “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonel süreçlerde kullanılan söylemlere dikkat çekildi. Açıklamada, “Ailenin korunması söyleminin LGBTI+ bireylere ve onların haklarını savunanlara yönelik saldırı aracı haline getirilmesi endişe vericidir. LGBTI+ bireylere ve insan hakları savunucularına uygulanan baskı, ailenin korunması ilkesiyle tamamen çelişmektedir” ifadelerine yer verildi.
SERBEST BIRAKMA VE BARIŞÇIL ETKİNLİK YASAKLARININ KALDIRILMASI ÇAĞRISI
AKPM, Türk makamlarına çağrıda bulunarak cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği nedeniyle ya da bu kişilerin haklarını savunduğu için gözaltında veya tutuklu bulunan tüm kişilerin derhâl serbest bırakılmasını istedi. Ayrıca:
- Açılan soruşturma ve suçlamaların düşürülmesi,
- İnternet sitelerine ve sosyal medya platformlarına yönelik erişim engellerinin kaldırılması,
- Onur Yürüyüşleri (Pride) ve diğer toplumsal LGBTI+ etkinliklerine getirilen tüm yasakların sonlandırılması talep edildi.
AİHM YÜKÜMLÜLÜKLERİNE VURGU
Karar metninde, temel hak ve özgürlüklere yönelik bu tür kısıtlama ve baskıların, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki uluslararası taahhütleriyle bağdaşmadığının altı çizildi.












