Avrupa Parlamentosu (AP), Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) bağlantılı kişi ve kuruluşların Avrupa Birliği’nin (AB) terör yaptırımları listesine alınmasının değerlendirilmesini öngören karar tasarısını kabul etti. Kararda, Avrupa’daki İslamcı yapılanmaların siyasi ve kurumsal etkilerine karşı ortak bir strateji geliştirilmesi çağrısı yapılırken, Türkiye ve Katar kaynaklı olduğu belirtilen finansmanın daha sıkı denetlenmesi istendi.
381 OYLA KABUL EDİLDİ: SİYASİ GRUPLAR İKİYE BÖLÜNDÜ
AP Genel Kurulu’nda P10_TA(2026)0342 koduyla oylanan karar tasarısı; 381 “evet”, 167 “hayır” ve 15 “çekimser” oyla kabul edildi. Oylama sonuçları, parlamentodaki siyasi gruplar arasındaki belirgin görüş ayrılığını ortaya koydu. Merkez sağ ve sağ partilerin büyük çoğunluğu tasarıyı desteklerken; sosyal demokratlar, yeşiller ve sol grupların önemli bir kısmı karşı oy kullandı.
Karar metninde, dini ve siyasi söylemlerle kamu kurumlarını etkilemeye yönelik faaliyetlerin; demokratik kurumları, hukukun üstünlüğünü ve kamu yönetiminin tarafsızlığını zayıflatmayı amaçladığı savunuldu.
TERÖR LİSTESİNE ALINACAK MI?
Kabul edilen tasarı, Müslüman Kardeşler’in doğrudan bir terör örgütü ilan edildiği veya anında yaptırıma tabi tutulduğu anlamına gelmiyor. Kararda, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı kişi ve yapıların AB terör yaptırımları listesine eklenmesi için gerekli hukuki şartların incelenmesi talep ediliyor. AB mevzuatına göre bir yapının terör listesine alınabilmesi için ilgili hukuki kriterlerin karşılanması ve AB Konseyi’nin oy birliğiyle karar alması gerekiyor.
TÜRKİYE VE KATAR FINANSMANINA DENEK ÇAĞRISI
Kararın en dikkat çeken unsurlarından birini yabancı finansman kaynakları oluşturdu. Avrupa’da faaliyet gösteren bazı dini ve siyasi derneklerin dış fonlarına işaret eden Parlamento, kamu kaynaklarının temel hakları tehdit eden yapılara aktarılmaması için denetimlerin artırılmasını istedi. Bu çerçevede, özellikle Türkiye ve Katar’dan aktarıldığı ifade edilen finansmanın şeffaflık ilkeleri doğrultusunda mercek altına alınması çağrısı yapıldı. Karar, iki ülkeye doğrudan bir yaptırım öngörmüyor.
KADIN HAKLARI VE BATI’DAN GELEN İLK TEPKİLER
AP kararında, “İslamcı sızma” olarak tanımlanan faaliyetlerin kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel sağlık, üreme hakları ve LGBTİ+ hakları açısından risk teşkil ettiği ileri sürüldü.
Kararın mimarlarından Fransız AP Üyesi Céline Imart, oylamayı “tarihi bir adım” olarak değerlendirirken, karara ABD yönetiminden de destek geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin terörle ve istikrarsızlaştırıcı ağlarla mücadelesinde Avrupalı ortaklarıyla iş birliğini sürdüreceğini ifade etti.
AB TERÖR YAPTIRIMLARI VE KONSEYİN ROLÜ
유럽 Birliği’nin terörle mücadele mevzuatı gereğince, bir yapının veya şahsın “AB Terör Örgütleri Listesi”ne (EU Terrorist List) eklenebilmesi için somut yargı kararları veya yetkili adli makamların soruşturma bulguları şart koşuluyor. AP’nin aldığı kararlar, tavsiye ve siyasi yönelim niteliği taşırken, bağlayıcı yaptırım kararları münhasıran üye ülkelerin dışişleri bakanlarından oluşan AB Konseyi tarafından alınıyor. Gelecek dönemde kararın AB-Türkiye ve AB-Katar diplomatik ilişkilerine ile AB içi güvenlik politikalarına nasıl yansıyacağı merakla takip ediliyor.












