Warning: Attempt to read property "ID" on null in /data/sites/web/gazeteataocagicom/www/wp-includes/link-template.php on line 409

Warning: Attempt to read property "ID" on null in /data/sites/web/gazeteataocagicom/www/wp-includes/link-template.php on line 409
Bağımlılık tedavisinde 'yeşil terapi' dönemi: Doğa, nüks riskini azaltıyor - Gazete Ata Ocağı
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

Bağımlılık tedavisinde ‘yeşil terapi’ dönemi: Doğa, nüks riskini azaltıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Açık hava etkinlikleri, doğa yürüyüşleri ve bahçe işleriyle uğraşmak, bağımlılık tedavisinde hastaların iyileşme sürecine önemli bir güç katıyor. Uzmanlar, tıbbi ve psikolojik tedavinin yanında uygulanan “yeşil terapi” (ekoterapi) yönteminin, stres hormonlarını düşürerek hastalarda nüks (yeniden başlama) riskini önemli ölçüde azalttığını belirtiyor.

“HAZDAN HAZ ALAMAMA” DURUMUNA KARŞI DOĞA KALKANI

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Gürler Güz, bağımlılığın temelinde beynin ödül sistemindeki dengesizliğin yattığını ifade etti. Madde kullanımının ya da kumar ve dijital bağımlılık gibi davranışsal bağımlılıkların beyindeki dopamin salınımını yapay şekilde aşırı yükselttiğini belirten Güz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Zamanla beyin bu yapay uyarana alışır ve günlük hayattaki sıradan zevkler —bir sohbet, bir yemek ya da bir başarı hissi— eskisi kadar tatmin edici gelmemeye başlar. Klinik dilde buna ‘anhedoni’, yani hazdan haz alamama hali denir. Doğa ise bu tabloya farklı bir kanaldan müdahale eder. Doğal ortamlarda geçirilen süre, stres hormonu kortizolün düzeyini düşürerek bedeni ‘savaş ya da kaç’ modundan çıkarıp dinlenme ve onarım moduna sokar. Bağımlılıkla mücadele eden pek çok hastada yoğun stres nüks riskini doğrudan artırır; doğa ise bu stres yükünü hafifleterek etkili bir koruma sağlar.”

Terim / KavramKlinik AçıklamasıYeşil Terapideki Karşılığı
AnhedoniGünlük aktivitelerden haz alamama haliDoğal stimülasyonla duyusal farkındalık kazanma
Öz-yeterlilikKişinin kendi hayatını yönetebilme hissiDoğada küçük ama somut kararlar alma kapasitesi
Davranışsal AktivasyonBoş zamanı sağlıklı eylemlerle doldurmaBahçecilik, yürüyüş ve doğa kampları

İÇ KAYNAKLARI YENİDEN İNŞA ETMEK: ÖZ-YETERLİLİK

Sürdürülebilir iyileşme için sadece bağımlılık yaratan unsurdan uzak durmanın yetmediğini, boşalan zamanın anlamlı aktivitelerle doldurulması gerektiğini (davranışsal aktivasyon) vurgulayan Güz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir doğa yürüyüşü, bahçede toprakla uğraşmak veya bir parkta çevreyi fark etmek kişiye kaybettiği kontrol duygusunu geri kazandırabilir. Bağımlılık sürecinde yitirilen ‘kendi hayatını yönetebilme’ hissi, psikolojide ‘öz-yeterlilik’ olarak adlandırılır. Hangi rotayı seçeceğine ya da bir bitkiyi nasıl büyüteceğine karar vermek gibi küçük adımlar bu hissi yeniden inşa eder.”

YABAN HAYATİ TERAPİSİ VE BAHÇIVANLIK PROGRAMLARI

Gelişmiş ülkelerde doğa temelli müdahalelerin sistemli programlar halinde uygulandığına dikkat çekilen açıklamada; özellikle ergen ve genç yetişkinlerde “yaban hayatı terapisi” (doğa terapisi) kurgularının, açık hava yürüyüşü, kamp ve hayatta kalma becerilerini psikoterapi ile birleştirdiği ifade edildi. Bahçıvanlık temelli rehabilitasyon programlarının ise sabır gerektiren yapısı sayesinde dürtü kontrolünü ve sonucu erteleyebilme becerisini artırdığı vurgulandı.

Türkiye’de de belediyeler ve çeşitli rehabilitasyon merkezleri bünyesinde ekolojik tarım atölyeleri ve doğa yürüyüşlerinin yaygınlaştığı kaydedildi.

DOĞA TEK BAŞINA SİHİRLİ BİR FORMÜL DEĞİL

Yeşil terapinin bedensel, duygusal ve anlam kurma boyutlarında üçlü bir destek sağladığına değinen Klinik Psikolog Gürler Güz, şu uyarılarda bulunarak sözlerini tamamladı:

“Elbette doğa, standart tedavinin yerini alacak sihirli bir formül değildir. Bağımlılık tedavisinde ilaç desteği (farmakoterapi), bilişsel-davranışçı terapi ve yapılandırılmış rehabilitasyon süreçleri vazgeçilmez temel unsurlardır. Ancak doğayla kurulan düzenli ve bilinçli temas, bu süreçlerin yanında kişinin dayanıklılığını artıran ve iyileşmeyi kalıcı kılan değerli bir tamamlayıcı unsur olarak görülmelidir.”

Bağımlılık tedavisinde ‘yeşil terapi’ dönemi: Doğa, nüks riskini azaltıyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

Gazete Ata Ocağı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.