Warning: Attempt to read property "ID" on null in /data/sites/web/gazeteataocagicom/www/wp-includes/link-template.php on line 409

Warning: Attempt to read property "ID" on null in /data/sites/web/gazeteataocagicom/www/wp-includes/link-template.php on line 409
“Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesine dikkat! - Gazete Ata Ocağı
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

“Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesine dikkat!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Üsküdar Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı kapsamında geleceğin teminatı olan üniversite öğrencilerini bilgilendirmek amacıyla farkındalık konferansı düzenledi. Üniversitede yeni akademik yılın ilk derslerinden biri bağımlılıkla mücadeleye ayrılırken, konferansın ana teması risklere karşı bilinçli olmak ve zararlı maddelere karşı kararlı duruş sergilemek oldu.

Öğrencilerle bir araya gelen Adli Kimya ve Adli Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Kızıl; madde bağımlılığından elektronik sigaraya, sınav dönemlerindeki hatalı ilaç kullanımından arkadaş baskısına kadar pek çok kritik noktaya temas etti. Doç. Dr. Kızıl, “‘Bir defa’, ‘İstediğim zaman bırakırım’, ‘Zaten ben herhangi bir şeye bağımlı değilim’ tarzı düşünceler hiçbir şekilde işlemez” diyerek gençleri uyardı.

BAĞIMLILIK NEDİR VE TÜRLERİ NELERDİR?

Bağımlılığın yalnızca zararlı kimyasal maddelerle sınırlı olmadığını belirten Doç. Dr. Soner Kızıl, bu durumun kişinin yaşamını olumsuz etkilemesine rağmen sürdürdüğü bir davranış örüntüsü olduğunu söyledi. Kızıl, “Bağımlılık; bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek veya bir başka iradenin etkisi altına girme durumudur. Bireyin bir şeye aşırı bağlanması ve zarar görmesine rağmen onu terk edememesidir” ifadelerini kullandı. Günümüzde tütün ve alkolün yanı sıra teknoloji ve kumar bağımlılığının da toplumsal bir tehdit haline geldiği vurgulandı.

ELEKTRONİK SİGARADAKİ SİZLİ TEHLİKE

Tütün tüketimindeki değişimle birlikte yaygınlaşan elektronik sigaraların “daha az zararlı” algısıyla pazarlanmasının büyük bir risk taşıdığına dikkat çekildi. Arkadaş ortamlarında “Bir kez deneyeyim” mantığıyla elden ele gezdirilen cihazların içeriğinde yasa dışı kimyasalların bulunabileceğini belirten Kızıl, neye maruz kaldığını bilmeden tüketilen bu ürünlerin görünümleri değişse de hayati risklerinin değişmediğini ifade etti.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU VE BÖLGESEL RİSKLER

Türkiye’nin uyuşturucu kaçakçılığı rotaları üzerindeki coğrafi konumunun mücadele sorumluluğunu artırdığını kaydeden Doç. Dr. Kızıl, ülkemizin metamfetamin ve captagon gibi sentetik maddelerin yakalanmasında ön sıralarda yer aldığını belirtti. Bu durumun, önleyici adımların ve bireysel farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdiği aktarıldı.

EĞLENCE ORTAMLARINDA MADDEYLE KOLAYLAŞTIRILMIŞ SUÇLAR

Özellikle sosyal ve eğlence ortamlarında kişilerin bilgisi dışında içeceklerine madde eklenebildiğine işaret eden Kızıl, bu durumun cinsel saldırı ve suç risklerini artırdığını söyledi. Maruz kalınan olaylar sonrası korku, utanç veya tereddüt nedeniyle kolluk kuvvetlerine ya da sağlık kuruluşlarına başvurularda gecikmeler yaşandığını belirten uzman isim; “İlk 3-4 gün geçtiğinde maddenin biyolojik örneklerde (kan, idrar vb.) tespiti zorlaşmaktadır. Bu nedenle şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden hareket edilmelidir” çağrısında bulundu.

NET VE KARARLI BİR “HAYIR” PLANI OLMALI

Gençlerin maddeye yönelmesinde arkadaş çevresinin belirleyici bir rol oynadığını ifade eden Doç. Dr. Kızıl, riskli ortamlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Sosyal baskılara karşı her öğrencinin önceden hazırlanmış bir savunma mekanizması olması gerektiğini belirten Kızıl, “Gerektiğinde ‘Hayır, kullanmıyorum’ diyebilmeli ve o ortamı derhal terk edebilmeliyiz. Seçtiğiniz arkadaş çevresi tüm hayatınızı ve kariyerinizi şekillendirir” değerlendirmesinde bulundu.

SINAV BAŞARISI İÇİN BİLİNÇSİZ İLAÇ KULLANMAYIN

Öğrencilerin sınav dönemlerinde odaklanmayı artırmak veya akademik başarıyı yükseltmek amacıyla reçetesiz/başkasına ait ilaçları kullanmasının son derece tehlikeli olduğu hatırlatıldı. “Eczaneden veya tanıdıktan temin edilen ilaçlar kişiye özeldir” diyen Kızıl, hekim kontrolü dışında kullanılan kimyasalların geri dönülmez sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı.

Konuşmasını üniversiteye yeni başlayan gençlere tavsiyelerle noktalayan Doç. Dr. Kızıl, “Bugün, birinci veya ikinci sınıfta verdiğiniz kararlar tüm kariyerinizi ve hayatınızı etkileyecektir. Attığınız her sağlam adım, gelecekteki temelinizi güçlü kılacaktır” dedi.

“Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesine dikkat!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

Gazete Ata Ocağı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.