Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Dinçer, anlaşma metninin kamuoyundan gizlenmesine ve meclis onayı alınmadan yürürlüğe sokulmasına sert tepki gösterdi.
“MECLİS’İN YETKİLERİ FİİLİ KARARLARLA AŞILAMAZ”
Anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin 5 Ekim’de Riyad’da toplandığını ve kolektif savunma adımlarının duyurulduğunu hatırlatan Dinçer, anayasal süreç tamamlanmadan atılan bu adımların meşru olmadığını vurguladı. Dinçer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Anlaşma henüz TBMM’nin onayından geçmemiştir. Türkiye’nin güvenliği ve dış politika yönelimi üzerinde ciddi etkileri olabilecek bu düzenleme, ulusal çıkarların korunması, barışın gözetilmesi ve TBMM’nin karar ve denetim yetkileri temelinde değerlendirilmelidir. Oysa anlaşmanın metni açıklanmadan ve anayasal onay süreci tamamlanmadan ittifakın kurumsal yapılanmasına geçildiğini görüyoruz. Bu durum, Meclis’in yetkilerinin fiili kararlarla aşılması sorununu gündeme getirmektedir.”
“YEMEN VE PAKİSTAN GERİLİMİ TÜRKİYE’Yİ HEDEF HALİNE GETİREBİLİR”
Anlaşmanın tarafı olan Pakistan ve Suudi Arabistan’ın bölgesel çatışmaların tam merkezinde yer aldığına dikkat çeken Dinçer, Türkiye’nin tarafı olmadığı savaşlara sürüklenebileceği uyarısında bulundu:
“Pakistan’ın Hindistan ve Afganistan’la yaşadığı güvenlik sorunları ile Suudi Arabistan’ın Yemen merkezli çatışmalardaki konumu, ortak savunma taahhüdünün hangi durumlarda uygulanacağı konusunda açıklık gerektiriyor. Yemen bağlamında Suudi Arabistan’a sağlanacağı duyurulan destek, Türkiye’nin çatışmanın tarafı olarak algılanmasına, ülkemizin ve askeri unsurlarımızın hedef haline gelmesine yol açabilecektir. Kızıldeniz ve Babülmendep hattındaki deniz ticaretimiz de tehlikeye girme ihtimalindedir. Türkiye’nin kapsamı ve süresi belirsiz bir çatışmaya çekilmesi, ulusal güvenliğimiz açısından son derece ciddi bir risktir.”
BÖLGESEL DENGELER VE İRAN VURGUSU
Dinçer, üçlü savunma Paktı’nın bölgesel güç dengelerini bozabileceğine de değindi. İran başta olmak üzere bölge ülkelerinin bu ittifakı bir “çevreleme girişimi” olarak algılayabileceğini belirten CHP’li vekil, bu durumun karşı bloklaşmaları ve silahlanma yarışını tetikleyebileceğini dile getirdi. Ayrıca Türkiye’nin Yemen’de taraf haline gelmesinin, İsrail’in bölgesel stratejik hedefleriyle örtüşebilecek riskli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN’A 8 KRİTİK SORU
CHP’li Semra Dinçer, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergede öne çıkan şu soruları yöneltti:
Gizlilik Gerekçesi: Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın tam metni ve uygulama protokolleri neden açıklanmamaktadır? Belgeler ne zaman TBMM’ye sunulacaktır?
Meclis Onayı: Anayasal onay süreci tamamlanmadan ortak savunma taahhütlerinin uygulanmasına geçilmesinin hukuki dayanağı nedir?
NATO ve Kolektif Savunma: NATO üyesi olan Türkiye’nin bu yeni ittifakla üstlendiği kolektif savunma yükümlülüğü, NATO Antlaşması’nın 5. maddesiyle nasıl bağdaştırılacaktır?
Asker Gönderme İddiası: Anlaşma henüz TBMM’den geçmemişken Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Suudi Arabistan’a veya başka bir ülkeye gönderilmesine ilişkin bir karar alınmış mıdır?
Sınırlar ve Kapsam: Ortak savunma taahhüdünün coğrafi ve zamansal sınırları neresidir? Pakistan’ın sınır çatışmaları ile Suudi Arabistan’ın Yemen’deki savaşı bu kapsama dâhil midir?
MEKKE ANLAŞMASI VE ANAYASAL ÇERÇEVE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve bunların onaylanmasının TBMM’nin uygun bulma kanununa bağlı olduğunu hükme bağlar. Öte yandan Anayasa’nın 92. maddesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisini münhasıran TBMM’ye vermektedir. Muhalefet, bu tür askeri iş birliği ve savunma antlaşmalarının meclis denetiminden kaçırılmasının hem anayasal ihlal hem de ulusal güvenlik riski oluşturduğunu savunmaktadır.












