Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Aysu Bankoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Halk TV’ye kayyum atanmasını ve basına yönelik baskıları sert sözlerle eleştirdi. Medya üzerindeki ablukanın tesadüf olmadığını belirten Bankoğlu, asıl korkunun fon krizindeki milyarlık vurgunların haberleştirilmesi olduğunu vurguladı.
“TÜRKİYE CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR İSTİBDAT DÖNEMİNİ YAŞIYOR”
Konuşmasında son dönemde basına ve muhalefete yönelik artan baskılara dikkat çeken Bankoğlu, yaşananların bir devlet politikası ve sindirme aygıtı olarak uygulandığını ifade etti. Sosyal medya hesaplarına getirilen engellemeler, T24’e uygulanan toptan erişim yasakları ve son olarak Halk TV’ye polisle kayyum atanmasının aynı zincirin halkaları olduğunu belirtti. Gerçeği arayan gazetecilerin mesai yerinin adliye koridorları haline geldiğini, gazeteci Bahadır Özgür’ün de gözaltına alındığını hatırlatan Bankoğlu, halkın havuz medyasının kurgu haberleri yerine gerçekleri anlatan bağımsız basına güvendiğini söyledi.
“ASIL BÜYÜK KORKUNUZ FON MESELESİ VE ASRIN VURGUNU”
Halk TV’ye yönelik operasyonun arkasındaki temel sebebin “fon meselesi” olduğunu savunan Bankoğlu, iktidarın bu sayede asrın vurgununu gizlemeye çalıştığını dile getirdi. Saray’ın ve vurguncuların Türkiye’nin geleceğinden milyarlarca lirasını çaldığını, Halk TV bu durumu haberleştirdiği için iktidarın rahatsız olduğunu belirtti. Milyarları götürenlerin Saray’da el üstünde tutulduğunu, buna karşılık hırsızlığı manşet yapan kanala polis baskınıyla kayyum atandığını ifade etti.
“BU ÇARK DÖNMEZ, BU DEVRAN BÖYLE SÜRMEZ”
Halkın haber alma hakkının askıya alındığını ve hak arayan herkesin baskı altında tutulduğunu dile getiren Bankoğlu, iktidarın soygun çarkının sessizce dönmesini istediğini vurguladı. Yapılanların kanun ve hukukla bağdaşmadığını, bunun apaçık bir darbe pratiği olduğunu söyleyen Bankoğlu sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bu ülke sizin mülkünüz, devlet sizin şahsi kalkanınız, hukuk da sizin suçlarınızı örtme aracınız değil. Hiçbir iktidar halktan büyük değildir; hiçbir saray hakikatten güçlü değildir; hiçbir sansür de halkın özgürlük iradesinden daha güçlü olamayacaktır!”
