CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yaz aylarında artan boğulma vakalarına ilişkin soru önergesine İçişleri Bakanlığı yanıt verdi. Bakanlık, valilikler bünyesinde “Suda Boğulma Olaylarını Önleme Komisyonu” oluşturulduğunu ve riskli alanlarda denetim ile uyarı tedbirlerinin uygulandığını bildirdi. Ancak son 5 yıldaki boğulma vakalarının sayısı ile kamu ve özel sektörde görev yapan cankurtaran sayısına ilişkin sorular yanıtsız kaldı.
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte deniz, göl, gölet, akarsu, baraj ve havuzlarda yaşanan boğulma vakaları yeniden gündeme gelirken, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Gürer, boğulma olaylarının önlenmesine yönelik çalışmaların ve mevcut tedbirlerin yeterliliğinin belirlenmesi amacıyla İçişleri Bakanlığına soru önergesi verdi. Gürer, önergesinde son 5 yılda meydana gelen boğulma vakalarının yıllara, yaş gruplarına ve olayların gerçekleştiği alanlara göre dağılımının açıklanmasını istedi.
Gürer’den 6 soruluk önerge
Gürer, İçişleri Bakanlığına verdiği soru önergesinde son 5 yılda yaşanan boğulma vakalarının istatistiklerini sordu. Vakaların yaş gruplarına ve deniz, göl, akarsu, baraj ve havuz gibi olay yerlerine göre dağılımının açıklanmasını isteyen Gürer, Bakanlığın yürüttüğü bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarının kapsamını da gündeme getirdi.
Önergede ayrıca boğulma riski bulunan plaj, baraj göleti ve piknik alanlarında alınan güvenlik önlemleri, cankurtaran ve uyarı levhalarının yeterliliği ile bunların nasıl denetlendiği soruldu.
Gürer, belediyeler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen ortak çalışmaları, boğulmaların yoğun olduğu bölgelerde yüzme ve acil müdahale eğitimleri kapsamında hayata geçirilen projeleri de Bakanlığa yöneltti.
Önergenin dikkat çeken başlıklarından biri ise kamu ve özel sektörde cankurtaran olarak görev yapan kişi sayısı oldu.
Bakanlık: Valiliklerde komisyon oluşturuluyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla verilen yanıtta, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11’inci maddesinin (c) bendi kapsamında valilerin il sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla gerekli karar ve tedbirleri alma yetkisine sahip olduğu belirtildi.
Bakanlık, suda boğulmaların önlenmesi, yüzme alanlarında uyulacak kuralların belirlenmesi, yaşanan olayların analiz edilmesi ve alınması gereken tedbirlerin değerlendirilmesi amacıyla valilikler bünyesinde “Suda Boğulma Olaylarını Önleme Komisyonu” oluşturulduğunu bildirdi.
Komisyonların her yıl nisan ve kasım aylarında toplandığı belirtilen yanıtta, illerin hassasiyetleri ve yerel şartları dikkate alınarak ilave tedbirlerin değerlendirilmesinin sağlandığı ifade edildi.
Riskli alanlarda denetim ve uyarı tedbirleri
Bakanlığın yanıtına göre, sağlık, güvenlik ve sosyal donatı açısından yeterli görülen ve “yüzme alanı” olarak belirlenen bölgelerin yanı sıra risk taşıyan diğer su alanlarında da denetimler gerçekleştiriliyor.
Deniz, göl, gölet, baraj, sulama kanalı, akarsu, sel kapanı, regülatör, su iletim kanalı, deşarj kanalı ve taşkın kontrol kanalı gibi alanlarda çeşitli güvenlik tedbirlerinin uygulandığı belirtildi.
Tehlikeli alanlara uyarı işaretleri ve levhalarının konulması ve bunların kontrol edilmesi yönünde de tedbirler alındığı kaydedildi.
Bakanlık ayrıca izinsiz turizm amaçlı su altı ve su üstü sportif faaliyetlerin yapılmasının önlenmesi ve işletme veya izin belgesinde belirtilen alanlar dışında sportif faaliyetlere müsaade edilmemesi için gerekli kontrollerin gerçekleştirildiğini bildirdi.
Son 5 yılın bilançosu açıklanmadı
Bakanlığın yanıtında boğulma vakalarının önlenmesine yönelik uygulanan tedbirlere ayrıntılı biçimde yer verilirken, Gürer’in son 5 yılda meydana gelen boğulma vakalarının sayısına ilişkin sorusuna ise herhangi bir rakamsal veri sunulmadı.
Boğulma vakalarının yıllara, yaş gruplarına ve olayların gerçekleştiği alanlara göre dağılımı da açıklanmadı.
Benzer şekilde, kamu ve özel sektörde cankurtaran olarak çalışan kişi sayısı konusunda da herhangi bir rakam verilmedi.
Böylece Bakanlığın yanıtı; valilikler bünyesinde oluşturulan komisyonlar, riskli alanlarda gerçekleştirilen denetimler, uyarı levhaları ve izinsiz sportif faaliyetlerin önlenmesine yönelik tedbirlerle sınırlı kaldı.
Gürer: Önlemlerin yeterliliği ortaya konulmalı
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere yaşanan boğulma olaylarının önlenmesi için alınan tedbirlerin yeterliliğinin ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti.
Gürer’in soru önergesiyle gündeme getirdiği başlıklar, boğulma olaylarının önlenmesinde yalnızca denetim ve uyarı tedbirlerinin değil, olaylara ilişkin düzenli ve ayrıntılı istatistiklerin tutulmasının da önem taşıdığını ortaya koydu.












