İSTANBUL — Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Kadıköy’de düzenlenen CHP Parti Okulu İl Yönetici Eğitimleri programında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Belediyelere yönelik yürütülen operasyonlardan deprem hazırlıklarına, ekonomi ve fon krizinden eğitimdeki kan kaybına kadar birçok konuda iktidarı sert sözlerle eleştiren Kaya, halk iradesinin hiçbir siyasi hesaba kurban edilemeyeceğini vurguladı.
BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLARA TEPKİ: “BAŞARININ SAHİBİ HALKTIR”
İstanbul genelinde ve Üsküdar, Ataşehir, Adalar, Çekmeköy, Tuzla ile Şile gibi ilçelerde seçim başarılarının halkın desteğiyle elde edildiğini belirten Yıldırım Kaya, belediyelere yönelik operasyonlara ve siyasi gelişmelere tepki gösterdi. Bu başarıların ne bir kişiye ne de bir makama ait olduğunu dile getiren Kaya, “İstanbul’da belediyeleri masa başında kazanmadık. Kapı kapı dolaştık, sokak sokak çalıştık, sandıklarda sabahladık. Kadıköy’den açıkça söylemek istiyorum: Sandıkta kazanamadığınızı masa başında alamazsınız” ifadelerini kullandı.
Kaya, Türkiye’ye üç temel soru yöneltti:
Milletin iradesi mi geçerli olacak, masa başında yapılan siyasi hesaplar mı?
Hukuk mu egemen olacak, güç sahiplerinin çıkarları mı?
Halkın alın teri mi korunacak, bir avuç ayrıcalıklının serveti mi?
PARTİ İÇİ ÖZELEŞTİRİ: “ÖNCE KENDİ EVİMİZİN ÖNÜNÜ TEMİZLEYECEĞİZ”
Konuşmasında parti içi eleştirilere de yer veren Kaya, CHP rozetiyle seçilip halkın verdiği yetkiyi başka hesaplara taşıyanlardan hesap sormanın demokratik bir sorumluluk olduğunu belirtti. Aday belirleme süreçlerinin şeffaf olması gerektiğine işaret eden Kaya, “Adaylarımızı kim belirliyor? Hangi ölçütlerle belirliyor? Liyakat, siyasi geçmiş, etik tutarlılık ve örgüt emeği ne kadar dikkate alınıyor? Bu soruları sormaktan korkmayacağız. CHP’nin rozeti kişisel kariyerin ve siyasi pazarlığın aracı olamaz” dedi.
MALTEPE’DEKİ ACININ ARDINDAN DEPREM UYARISI: “İHMALLER ÖLDÜRÜR”
Maltepe’de çöken binada hayatını kaybeden 5 vatandaşa rahmet dileyen Kaya, facianın olası büyük İstanbul depremini bir kez daha hatırlattığını söyledi. İktidarın yapı denetimi, arama-kurtarma ve toplanma alanları konusundaki somut hazırlıklarını sorgulayan Kaya, “Deprem öldürmez, ihmaller öldürür! İnsan hayatını rant hesaplarına teslim eden anlayış değişmeden güvenli kentler kurulamaz” uyarısında bulundu.
FON KRİZİ VE EKONOMİ: “VATANDAŞIN BİR LİRASININ HESABINI SORAN DEVLET MİLYARLARI DA VERMELİDİR”
Son günlerde gündemi meşgul eden fon krizine değinen Yıldırım Kaya, küçük yatırımcılar kaybederken büyük sermaye sahiplerinin korunmasını eleştirdi. Denetim kurumlarını göreve çağıran Kaya, “İddiaların üzeri örtülemez. Suç ve sorumluluk somut delillerle ortaya çıkarılmalıdır. Vatandaşın bir lirasının hesabını soran devlet, milyarların hesabını da millete vermek zorundadır” diye konuştu.
EĞİTİMDE ALARM: 1 MİLYONDAN FAZLA ÖĞRENCİ AÇIK ÖĞRETİMDE
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2025-2026 eğitim istatistiklerini paylaşan Kaya, eğitim sistemindeki vahim tabloyu gözler önüne serdi. İstatistiklere göre 1 milyon 51 bin 493 öğrencinin açık öğretimde yer aldığını, 295 bin 924 çocuğun ise ortaokulu bitirmesine rağmen liseye kayıt yaptırmadığını ifade etti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e doğrudan seslenen Kaya, “295 bin 294 çocuk nerede? Bu çocuklar çalışıyor mu? Yoksulluk nedeniyle mi okuldan uzaklaştı? Sayın Bakan, öğrencilerin kıyafetleriyle uğraşmayı bırakın, okuldan kopan çocuklarımızın hesabını verin” dedi.
OKULLARDA ŞİDDETE KARŞI KAMUSAL DESTEK SİSTEMİ ÇAĞRISI
Okullarda artan şiddet olaylarına ve güvenlik zafiyetlerine dikkat çeken Kaya, sadece kapıya güvenlik görevlisi koymanın çözüm olmadığını savundu. Riskli okullarda sürekli görev yapacak okul destek birimleri ve diğer okullarda gezici destek ekipleri kurulması gerektiğini belirterek çocukların şiddete sürüklenmeden önce korunmasının şart olduğunu dile getirdi.
“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”
Sözlerini toplumsal birlik ve demokrasi vurgusuyla tamamlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Bu ülkenin tapusu hiçbir siyasi partiye, hiçbir lidere, hiçbir sermaye grubuna ait değildir. İstanbul’u sandıkta kazandık, Türkiye’nin geleceğini de milletin özgür iradesiyle değiştireceğiz. Masa başındaki hesaplara karşı halkın iradesini savunacağız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadelerini kullandı.












