Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutuklanarak görevden uzaklaştırılması sonrası belediyeye kayyum olarak atanan Can Aksoy tarafından başkan yardımcılığına getirilen ve yürütülen rüşvet ile ihaleye fesat karıştırma soruşturmasında gözaltına alınan Yusuf Ulutaş’ın evinde döviz, altın, ziynet eşyası ve silah bulunması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaşanan gelişmeler üzerine Esenyurt Belediyesi CHP Meclis Üyeleri, 9 Ekim 2026 Cuma günü belediye binası önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
GÜVENLİK TEDBİRLERİ ALTINDA BASIN AÇIKLAMASI
Geniş güvenlik önlemleri altında saat 12.00’de başlayan açıklamaya Yeni Parti Esenyurt İlçe Başkanı Cafer Çakmak da katılarak destek verdi. Esenyurt Belediye CHP Meclis Grup Başkan Vekili Sadettin Yıldırım ve Yeni Parti İlçe Başkanı Cafer Çakmak’ın konuşmalarının ardından, meclis üyelerinin hazırladığı ortak metin CHP Meclis Üyesi Murat Turgut tarafından okundu.
“SORUMLULUK BİRKAÇ BÜROKRATIN BİREYSEL ZAFİYETİNE YIKILAMAZ”
Belediyeye yönelik soruşturma kapsamında 19 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği ve aralarında başkan yardımcıları ile müdürlerin de yer aldığı 17 kişinin gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada, asıl sorumluluğun idari makamlarda olduğu vurgulandı:
“Bu tabloyu yalnızca birkaç başkan yardımcısının, müdürün ya da belediye çalışanının kişisel zafiyeti üzerinden açıklamak, asıl siyasi ve idari sorumluluğu görünmez kılmaktır. Esenyurt Belediyesi yaklaşık iki yıldır kayyum yönetimi tarafından idare edilmektedir. Bu süreçte belediyenin üst yönetiminde görev yapan başkan yardımcıları ve müdürler büyük ölçüde kayyum yönetimi tarafından görevlendirilmiştir.”
“Dolayısıyla bugün soruşturma kapsamında gündeme gelen iddialar, yalnızca kişilerin bireysel sorumluluğu üzerinden ele alınamaz. Bu yöneticilerin hangi siyasi ve idari irade tarafından görevlendirildiği, hangi denetim mekanizmaları çerçevesinde çalıştığı ve belediyenin nasıl yönetildiği mutlaka sorgulanmalıdır. Bu noktada sorumluluğun merkezinde, Esenyurt Belediyesine kayyum olarak atanan Can Aksoy bulunmaktadır.”
“VERDİĞİMİZ SORU ÖNERGELERİNE YANIT VERİLMEDİ”
Meclis üyeleri olarak iki yılı aşkın süredir denetim görevlerini yerine getirmek için verdikleri önergelerin yanıtsız bırakıldığını belirten Turgut, şu soruları yöneltti:
Bu kişiler kim tarafından görevlendirildi?
Hangi yönetim anlayışı içerisinde yetkilendirildiler?
Belediyenin bütçesi, ihaleleri, ruhsatları, tahsisleri ve diğer kamu kaynakları hangi mekanizmalarla denetlendi?
Kayyum yönetimi bu iddialardan ne zaman haberdar oldu ve bu konuda ne yaptı?
Bu süreçte siyasi ve idari sorumluluğu bulunan kayyum Can Aksoy hakkında neden etkili bir hesap verme mekanizması işletilmiyor?
“CAN AKSOY GÖREVDEN ALINMALI VE BÜTÜN KARARLAR BAĞIMSIZCA İNCELENMELİDİR”
Kayyum düzeninin denetimsizlik ve kamu kaynaklarının halktan uzaklaştırılması anlamına geldiğini ifade eden meclis üyeleri, çağrılarını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim açımızdan mesele, birkaç memurun ya da yöneticinin üzerine yıkılarak kapatılabilecek bir mesele değildir. Kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığına ilişkin ciddi iddialar varsa, yalnızca alt kadrolar üzerinden yürütülen bir soruşturma yeterli değildir. İdari sorumluluk zincirinin en üstünden başlayarak bütün süreç araştırılmalıdır.”
“Bu nedenle açıkça çağrıda bulunuyoruz: Can Aksoy görevden alınmalı ve kayyum yönetiminin bütün kararları bağımsız, şeffaf ve etkin bir biçimde soruşturulmalıdır. Soruşturma yalnızca gözaltına alınan başkan yardımcıları ve müdürlerle sınırlı tutulmamalı; Can Aksoy da dâhil olmak üzere karar alma ve denetim mekanizmalarında sorumluluğu bulunan herkes araştırılmalıdır.”
“Ülkedeki tüm kayyum uygulamalarına derhal son verilmelidir. Halkın seçme ve seçilme hakkına saygı gösterilmeli; Esenyurt Belediyesi, Esenyurt halkının demokratik iradesi doğrultusunda, halkın seçtiği yöneticiler tarafından yönetilmelidir.”












