Aşağıdaki gazete haberi doğru olabilir mi?
Mahkemeden geri dönüş olursa zaten şimdiki yönetimin aldığı hiçbir karar geçerli olmayacağına göre bu haber yanıltıcı değil mi?
İşte Cumhuriyet’in verdiği yalan haber…
Butlancı CHP yönetimi tasfiyeleri sürdürüyor… 49 ismin ihraç kararının nedeni ortaya çıktı
Butlancı CHP yönetimi 49 kişiyi “YENİ Parti’ye çalışıyorlar” gerekçesiyle ihraç etmek istiyor. İhracın perde arkasında ise butlan kararının iptal edilmesi halinde ihraç edilen isimlerin geri dönmelerini engellemek olduğu belirtiliyor.
Butlancı CHP yönetimi, 49 ismi ihraç için disipline sevk etti. Söz konusu isimlerin tümünün CHP Parti Meclisi üyesi olması ise dikkat çekti.
CHP yönetiminin bu isimleri özellikle seçtiği ve butlan kararının bozulması halinde göreve gelmelerinin önlenmesinin amaçlandığı öne sürüldü.
YAZGAN’IN DOSYASINI ERTELEDİLER!
CHP PM şu anda Kemal Kılıçdaroğlu döneminde seçilen isimlerden oluşuyor. Ancak mutlak butlan kararı iptal edilirse, son PM üyeleri ve Özgür Özel ekibi göreve gelecek.
Sözcü’den Emin Özgönül’ün aktardığına göre; bunu önlemek için “YENİ Parti’ye çalışıyorlar” gerekçesi ile ihraç düğmesine basıldı.
Butlan yönetimi, “cinsel taciz” ile suçlanan ve bu nedenle darp edildiği görüntüleri de ortaya çıkan Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’ı da disipline verdi. Ancak 49 ismi ihraç etme kararı alan butlancı CHP yönetimi, Yazgan’ı “Dosyası gelmedi” diyerek ihraç istemini erteledi.
KILIÇDAROĞLU, 75 İSMİ TASFİYE ETMİŞ OLACAK
CHP’nin 39. Kurultayında Özel’in 80 kişilik PM listesinden 23 isim YENİ Parti’ye geçti, 2 isim tutuklandı, biri vefat etti. PM üye sayısı 54’e düştü. 49 ihraç da gelince 5’e düşecek. Böylelikle Kılıçdaroğlu Özel’in 80 kişilik PM’sinden 75’ini tasfiye etmiş olacak.
49 isim arasında; eski bakan Fikret Ünlü’nün kızı ve Kemal Derviş’in danışmanı Oya Ünlü de var. Deniz Kuvvetleri eski Harekat Başkanı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu da disipline sevkedildi. Kılıçdaroğlu’nun hemşehrisi Polat Şaroğlu, PM’nin tek başörtülü üyesi Sevgi Kılıç’ın da ihracı istendi.
NAZLIAKA: “İHRAÇ KARARLARININ ANLAMI VE AMACI…”
Eski CHP Kadın Kolları Başkanı ve PM üyesi Aylin Nazlıaka, yaptığı açıklamada “İhracı istenenlerin tümü PM üyesi. Bunun anlamı ve amacı butlan kararının iptal edilmesi halinde, seçilmiş PM üyelerinin tekrar görevine dönme ihtimalini engellemek. Biz bugüne kadar CHP’den istifa etmedik, çünkü mutlak butlan davasında iptal karar çıkarsa partinin yönetimsiz kalma ihtimali ve riski vardı” dedi.
DOĞRUSU:
Haberin arka planında yer alan tartışma, hukuki teori ile fiili/siyasi gerçeklik arasındaki çelişkiden kaynaklanmaktadır.
Metindeki iddiaları ve hukuki çelişkiyi iki ana boyutta incelemek gerekir:
1. Hukuki Boyut:
Hukuk genel ilkelerine ve Dernekler ile Siyasi Partiler Kanunu’na göre:
Bir yönetimin göreve gelişi veya varlığı mahkeme kararıyla “mutlak butlan” (baştan itibaren geçersiz/yok hükmünde) sayılarak iptal edilirse, o yönetimin görevde bulunduğu süre boyunca aldığı tüm kararlar da hukuken sakatlanır ve geriye dönük olarak geçersiz hale gelir.
Dolayısıyla, “butlan” ile yetkisiz olduğu kesinleşen bir yönetimin disipline sevk ettiği veya ihraç ettiği kişilerin bu kararları da mahkeme kararının ardından hukuken düşer. Bu açıdan bakıldığında, haberde geçen “butlan kararı bozulursa göreve gelmelerini engellemek için ihraç ediliyorlar” argümanı hukuki açıdan sakattır ve kafa karıştırıcıdır.
2. Haber Neden Bu Şekilde İşleniyor?
Hukuki geçersizliğe rağmen bu tür haberlerin ve siyasi hamlelerin yapılmasının arkasında pratik gerekçeler yatar:
Mahkeme kararlarının kesinleşmesi, Yargıtay/Anayasa Mahkemesi süreçleri veya idari itirazlar aylar hatta yıllar alabilir. Bu süreçte ihraç edilen isimler parti içi karar mekanizmalarının ve toplantıların dışında tutulur.
Yönetimin butlanla düşmesi durumunda dahi, ihraç edilen kişilerin üyelik ve PM haklarını fiilen geri alabilmesi için partinin sicil kayıtlarının yenilenmesi ve bazen bireysel idari davalar açılması gerekebilir. Bu da bürokratik bir engel oluşturur.
Siyasette disipline sevk edilmek veya ihraç edilmek, hukuki nihai sonuçtan bağımsız olarak ilgili kişilerin kamuoyundaki ve parti tabanındaki meşruiyetini aşındırmak için bir araç olarak kullanılır.
Hukuki kesinlikten ziyade parti içi bir siyasi güç mücadelesini ve aktörlerin iddialarını aktarmaktadır.
Hukuki açıdan bakıldığında yönetimin meşruiyeti ortadan kalkarsa aldığı ihraç kararları da dayanaksız kalır. Bu nedenle haberdeki “ihraç ederek geri dönmelerini kesin olarak engelleme” kurgusu hukuki tekniğe uygun değildir; ancak siyasi taktik ve fiili engelleme boyutuyla değerlendirildiğinde parti içi gerilimin bir yansımasıdır.












