Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin “Durduğumuz Yer, Yürüdüğümüz Yol: Barışa Başladık, Barışı Büyüteceğiz” başlıklı bir bildiri yayınladı. Siyasi kutuplaşmanın panzehirinin işçi sınıfı ve ezilen halkların ortak mücadelesi olduğunu savunan parti, kalıcı barış için toplumsal seferberlik çağrısı yaptı.
“Barış Mücadelesi Sınıf Mücadelesinden Bağımsız Değildir”
EHP Genel Merkezi tarafından paylaşılan deklarasyonda, Kürt sorununun barışçıl, demokratik ve adil çözümünün hayati önemde olduğu ifade edildi. Sorunun güvenlik kıskacından çıkarılarak demokratik ve meşru siyaset zemininde çözülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, barış mücadelesinin ülkedeki derin ekonomik krizden ve işçi sınıfının hak arayışından ayrı tutulamayacağına dikkat çekildi. Çözümün ancak emekçilerin ortak iradesiyle kalıcılaşabileceği aktarıldı.
Üçüncü Cephe Vurgusu
Egemen siyasi blokların halkı kutuplaştıran milliyetçi ve şovenist politikalar ürettiğini savunan EHP, halkın gerçek çıkarlarını koruyacak bir “Üçüncü Cephe” hattının kurulmasını hedeflediklerini yineledi. Deklarasyonda öne çıkan temel maddeler şunlar oldu:
Kürt meselesinin anayasal ve yasal güvencelerle, eşit yurttaşlık temelinde çözülmesi şarttır.
Toplumu bölen dile karşı, ezilen halkların, kadınların ve gençlerin talepleri ortak bir barış zemininde birleştirilmelidir.
Sosyalist ve demokratik güçlerin sokakta ve meydanlarda birleşik bir hat kurması tarihsel bir sorumluluktur.
Sokakta ve Meydanlarda Mücadele Çağrısı
Barış talebinin sadece masa başında kalmaması, toplumsallaşması ve fabrikalara yayılması gerektiğini belirten EHP, açıklamasını “Bizim yerimiz halkımızın yanıdır” sözleriyle sonlandırdı. Parti, kalıcı barışın ve demokrasinin inşası için tüm demokratik kitle örgütlerini, sendikaları ve yurttaşları alanlarda ses yükseltmeye davet etti.












