Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’da gerçekleşen sert düşüş ve ardından yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yaşanan çöküşün sıradan bir piyasa dalgalanması ya da iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Erbakan; durumun denetimsizlik, liyakatsizlik ve kontrolsüzlükten kaynaklanan ağır bir suistimal vakası olduğunu öne sürdü. Küçük tasarruf sahiplerinin büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayan Erbakan, iktidara ve ilgili kurumlara kritik sorular yöneltti.
“ULUSLARARASI KURULUŞLARIN UYARILARI NEDEN KULAK ARDI EDİLDİ?”
Sermaye piyasalarındaki tabloyu “organize bir dolandırıcılık” olarak tanımlayan Fatih Erbakan, S&P ve MSCI gibi küresel finans otoritelerinin aylar öncesinden Türkiye’ye yönelik uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Bu uyarıların göz ardı edildiğini belirten Erbakan; herhangi bir ekonomik karşılığı veya üretimi bulunmayan kimi şirketlerin halka arz değerlerinin onlarca katına çıkmasına izin verildiğini, köklü sanayi kuruluşlarının değerini kısa sürede aşan içi boş yapılara onay verilerek piyasanın manipüle edildiğini savundu.
YENİDEN REFAH LİDERİNDEN İKTİDAARA 7 KRİTİK SORU
Piyasada yaşanan kayıpların ve mevzuat ihlallerinin sorumlularının açıklanmasını isteyen Erbakan, şu soruları gündeme taşıdı:
Uluslararası kuruluşların Türkiye’ye yönelik açık uyarıları neden kulak ardı edildi?
Karşılığı olmayan şirketlerin değerlerinin 80-100 katına çıkmasına kimler, hangi gerekçelerle göz yumdu?
İçi boş şirketlerin kısa sürede dev sanayi kuruluşlarının değerine ulaşmasını kimler onayladı ve teşvik etti?
Fon şirketlerinin, tasarruf finansmanı şirketlerinden borçlanabilmesinin önünü kim açtı?
Mevzuatta yer alan “inançlı mülkiyet esası” ilkesinin hangi fonlar tarafından çiğnenmesine müsaade edildi?
Yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini piyasadan çeken siyasetçi ve bürokratlar var mıdır?
Borsa faturasını küçük yatırımcıya kesmeye çalışan algı çalışmaları ile piyasadan erken çıkan yapılar arasındaki bağlar araştırılacak mıdır?
“16 EYLÜL 2026 TARİHİNİ NOT ALIYORUZ”
Açıklamasının sonunda olayın hukuki süreçlerinin takipçisi olacaklarını belirten Erbakan, 16 Eylül 2026 tarihini işaret ederek sürecin üzerinin kapatılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Türkiye kaynaklarının imtiyazlı grupların sömürü alanına çevrilmesine tepki gösteren Yeniden Refah Partisi Lideri, yaşanan mağduriyetlerin ve sorumlularının yargı önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.












