MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine ve temel hukuk ilkelerine dikkat çekerek kamuoyuna önemli bir hukuk mesajı verdi. Sosyal medya hesabı üzerinden “Meraklısına not” başlığıyla paylaşımda bulunan Yıldız, masumiyet karinesinin hiçbir şart altında kısıtlanamayacak mutlak ve evrensel bir çekirdek hak olduğunun altını çizdi.
“ŞÜPHELİ VE SANIK KAVRAMLARI KARIŞTIRILMAMALI”
Ceza muhakemesindeki temel kavramlara açıklık getiren MHP’li Feti Yıldız, CMK’nın 2. maddesini hatırlatarak şunları kaydetti:
“Ceza Muhakemesi Kanununun 2. maddesinde şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi; sanık ise kovuşturmanın başlamasından itibaren hüküm kesinleşinceye kadar suç şüphesi altında olan kişi olarak tanımlanmıştır.”
CEZA MUHAKEMESİNİN AMACI: MADDİ GERÇEKLİĞE ULAŞMAK
Yıldız, yargılama sürecinin temel amacının tereddüte yer bırakmaksızın somut gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu belirterek ceza muhakemesi sürecini şu sözlerle tanımladı:
“Ceza muhakemesi, suça konu fiilin işlenip işlenmediği, işlenmişse failin kim olduğu ve faille eylem arasındaki bağın ne olduğunun tereddüde yer bırakılmaksızın tespit edilerek eyleme uygun hangi yaptırımın uygulanacağı sorularının cevaplandığı ve bu surette maddi gerçekliğe ulaşmanın hedeflendiği bir süreçtir.”
“HÜKÜM KESİNLEŞENE KADAR KİŞİ SUÇSUZDUR”
Masumiyet karinesinin koruma kalkanına işaret eden Yıldız, karar kesinleşene kadar kişinin suçlu sayılamayacağını ifade etti:
“Bu itibarla, masumiyet karinesi gereğince maddi gerçekliğe ulaşana kadar yani suçu işlediği iddia edilen kişi hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar kişinin şüphe altında olması yani suçlu olduğunun kabul edilmemesi ve buna uygun davranılması asıldır.”
“HERKESÇE UYULMASI GEREKEN SIKISIZ VE KOŞULSUZ ÇEKİRDEK HAK”
Masumiyet karinesinin kişinin kendi beyanından bile bağımsız korunduğunu vurgulayan Yıldız, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Masumiyet karinesi hiçbir şart altında sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak, vazgeçilmez evrensel bir temel haktır. Bu karineden faydalanacak olan kişinin iradesinden (suçun ikrarı vb.) dahi bağımsız olarak herkesçe uyulması gereken zorunlu çekirdek hak niteliğindedir.”












