Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullarda ücretsiz yemek uygulamasına ilişkin veli, öğrenci, öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerini almak amacıyla başlattığı anket çalışmasına, Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo’dan dikkat çeken eleştiriler geldi.
Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilere okulda ücretsiz yemek sunulması konusunda ilgili tarafların görüşlerini toplamak üzere geniş kapsamlı bir anket başlattı. Çalışmayı değerlendiren Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo, “Ücretsiz okul yemeği, evinde sağlıklı besine erişemeyen bir çocuğun fiziksel sağlığı, ruhsal iyilik hali ve arkadaşlarıyla eşit koşullarda okul yaşamına katılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Her çocuğun, kimseden yiyecek istemek zorunda kalmadan, onuru korunarak sağlıklı bir öğüne erişebilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
‘GEREKLİ’ VEYA ‘GEREKSİZ’ SINIFLANDIRMASI YOKSUNLUĞU AÇIKLAMAYA YETMEZ
Bakanlığın yönelttiği soruların Türkiye’deki çocuk yoksulluğu ve gıda fiyatları ile birlikte ele alınması gerektiğini belirten Foggo, veli anketindeki ifadeleri şu sözlerle eleştirdi:
“MEB’in ücretsiz okul yemeği veli anketinde, ‘Çocuğunuzun okulda yemek desteğine ihtiyacı’ sorusu, bu koşullar altında önemli fakat ihtiyacın ‘gerekli’ veya ‘gereksiz’ olarak sınıflandırılması, çocuğun yaşadığı beslenme yoksunluğunu açıklamaya yetmez. Çocuğunun yeterince beslenemediğini söylemek bir veli için zor olabilir. Ayrıca veli, ihtiyacı yalnızca gelir eksikliği üzerinden değerlendirebilir; oysa düzenli ve dengeli beslenme ihtiyacı, okulda geçirilen süreyle, özel beslenme gereksinimleriyle ve ailenin bakım koşullarıyla da ilişkilidir. ‘Okulda ücretsiz yemek verilmesi, ailemizin gıda harcamasını azaltır’ ifadesi de çocuk yoksulluğu bağlamında dikkatle yorumlanmalı.”
AÇLIĞI YALNIZCA DERS BAŞARISINA BAĞLAMAK YETERSİZ
Öğrenci anketinde yer alan “Okulda acıktığım için derse odaklanmakta zorlandığım olur” sorusuna değinen Foggo, sorunun çocuğun kendi deneyimini görünür kılması açısından değerli olduğunu ancak kapsamının dar tutulduğunu ifade etti:
“Türkiye’de çocukların yüzde 36.8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski taşıdığı bir ortamda, açlığı yalnızca ders başarısına etkisi üzerinden araştırmak yetersiz kalır. Çocuğun beslenme ihtiyacı, derse odaklanmakta zorlandığını söylemesine bağlı değildir. Açlık yaşadığı halde bunu normalleştiren veya öğrenmesine etkisini fark etmeyen bir çocuk da yeterli beslenmeye ihtiyaç duyar. Soruların öğün atlamayı, yiyeceğe erişimi, beslenme çeşitliliğini ve açlığın sıklığını ayrıca ölçmesi gerekir.”
ÖĞRENCİLER YARDIM ALANLAR VE ALMAYANLAR OLARAK AYRILMAMALI
“Yemek sadece bazı öğrencilere verilirse o öğrenciler utanabilir” ifadesinin, çocuk yoksulluğunun görünmeyen boyutunu ankete taşıdığını kaydeden Hacer Foggo, ayrımcılık riskine dikkat çekti:
Eşitlik ve Aidiyet: Çocukları yardım alanlar ve almayanlar olarak ayırmanın beslenmeye erişimin yanında bir aidiyet ve onur meselesi olduğu vurgulandı.
Finlandiya Modeli Örneği: Finlandiya’da okul öncesinden lise düzeyine kadar tüm öğrencilere ücretsiz okul yemeği sunulduğu hatırlatılarak, Türkiye’nin de çocuğun yemek yiyebilmek için yoksulluğunu arkadaşlarının önünde görünür kılmak zorunda kalmayacağı kapsayıcı bir modeli esas alması gerektiği ifade edildi.
Mevcut Soru Analizi: Anketteki sorunun yaşanmış bir damgalamayı değil, öğrencinin olası bir duruma ilişkin kanaatini ölçtüğü belirtildi.
ÇOCUKLARIN BÖYLE BİR HAKKI OYLAMAYA AÇILAMAZ
Öğretmenlere yönelik soruların erken teşhis açısından faydalı olduğunu ancak bir öğretmenin dikkatsizliğin doğrudan açlıktan kaynaklandığını kesin olarak bilemeyeceğini belirten Foggo, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Bu anketler, çocukların beslenme hakkını oylamak için değil; yeterli, sağlıklı, güvenli ve çocukların onurunu koruyan bir hizmetin nasıl kurulacağını belirlemek için kullanılmalı. Öncelik, gerekli bütçe, personel ve altyapı sağlanarak tüm çocukların erişebileceği sağlıklı ve ücretsiz okul yemeği uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi olmalı.”
ÖĞRENCİ ANKETİNDE ÖNE ÇIKAN BAZI SORULAR
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere yöneltilen 13 ifade arasında yer alan ve yanıt seçenekleri “kesinlikle katılıyorum”, “katılıyorum”, “kararsızım” ile “kesinlikle katılmıyorum” olarak sunulan maddelerden bazıları şunlar:
Okulda yemek yersem derse daha iyi odaklanırım.
Yemek sadece bazı öğrencilere verilirse o öğrenciler utanabilir.
Okulda acıktığım için derslere odaklanmakta zorlandığım olur.
Okulda yemek verilirse her gün yerim.
Okul menüsü hazırlanırken öğrencilerin görüşü de alınmalı.
Beğenmediğim bir yemek verilirse tabağımda bırakırım.









