Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Halk TV (Cafer Mahiroğlu) arasında geçmişte yaşanan ve medya-siyaset ilişkilerinde geniş yankı uyandıran sözleşme feshi süreci, arka plandaki yeni iddialarla tekrar gündeme taşındı. CHP kanadından ve parti kaynaklarından yansıyan değerlendirmelerde, kurumsal yayın protokolünün sonlandırılma gerekçesi olarak Halk TV’nin parti yönetimi ve kurumsal kimliği aleyhine yaptığı yayınlar ile asılsız haberler gösterildi.
“HEM PARA ALIP HEM YALAN HABER YAPILDIĞI İÇİN BİTİRİLDİ”
Söz konusu ilişkinin bitirilme sürecine dair partiye yakın kaynaklardan aktarılan kulis bilgilerinde, finansal ilişkiler ve yayın politikası arasındaki gerilime dikkat çekildi. Fesih kararının arkasındaki temel nedenler şu şekilde dile getirildi:
CHP’den kurumsal yayın protokolü kapsamında ödeme alınmasına rağmen, parti yönetimi aleyhine ve kurumsal kimliği hedef alan yayınlara devam edilmesi ilişkinin kopmasındaki ana etken olarak sunuldu.
Kanalın imtiyaz sahibi Cafer Mahiroğlu’nun yayın çizgisinde Fatih Altaylı ve Murat Ongun gibi figürlerin yönlendirmeleriyle hareket ettiği ve bu durumun CHP içi yönetim alanına zarar verme noktasına geldiği öne sürüldü.
FATİH ALTAYLI VE MURAT ONGUN İDDİASI
Kulislerde yer alan “Fatih Altaylı ve Murat Ongun’un aklıyla CHP’yi mi dövdürecektik?” tepkisi, partinin yayın organlarıyla kurduğu mesafeyi ve medya yönetimindeki kriz hatlarını gözler önüne seriyor.
CHP yönetiminin, kendi bütçesinden pay aktardığı bir yayın mecrasının parti içi muhalefet veya farklı siyasi aktörler tarafından bir yönlendirme/baskı aracına dönüştürülmesine müsaade etmeyeceği, sözleşmenin de bu gerekçeyle tek taraflı olarak feshedildiği vurgulanıyor.












