CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in şafak operasyonuyla gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Seçer’in yüzde 60 oyla seçildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, operasyonun fon skandalını unutturma amacı taşıdığını ve ülkede çifte standart uygulandığını savundu.
“ŞAFAK BASKINLARIYLA GÜNDEM DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR”
Vahap Seçer’in kaçma şüphesi bulunmadığını ve davet edilmesi halinde ifadeye gideceğini belirten Kılıçdaroğlu, iktidar kanadı ile muhalefet arasında farklı hukuk kurallarının işletildiğini ifade etti. Açıklamasında doğrudan fon soruşturmalarına işaret eden Kılıçdaroğlu şu soruları yöneltti:
“Haftalardır Türkiye tarihinin en büyük fon skandallarından birini konuşuyoruz. Yüz binlerce vatandaşın parası fonlarda kilitlendi. AK Partili genel başkan yardımcılarının, eski bakanların ve iktidara yakın isimlerin ailelerinin adları bu dosyalarda geçiyor. İki soru soran var mı? Yok. Savcı çağırıyor mu? Yok. Gece yarısı savcılık kararlarıyla bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırılıyor. Bunları haber yapan gazetecilere ise erişim engeli getiriliyor.”
“TÜRKİYE FON SKANDALINI VE MAĞDURLARI KONUŞMASIN İSTİYORLAR”
Operasyonun zamanlamasına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, amacın gündemi saptırmak ve kamuoyunun dikkatini fon skandalından başka yöne çekmek olduğunu öne sürdü:
“Haberleri yasakla, gazetecilerin hesaplarını kapat, fon skandalını örtbas et. Yetmedi mi? Gündemi değiştir. Her sabah, milyonlarca vatandaşın desteğini almış bir başka CHP’li belediye başkanının kapısına polisi gönder. Türkiye fon skandalını konuşmasın, yüz binlerce insanın parasının nasıl kilitlendiğini konuşmasın, iktidara yakın ailelerin bu işlerin neresinde olduğunu sormasın. Ama Vahap Seçer’e şafak operasyonu yap! Bu nedir Allah aşkına?”
“ADALETİN OLMADIĞI YERDE DEVLET AYAKTA KALAMAZ”
Seçer’e uygulanan prosedürün hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Kılıçdaroğlu, durumun yalnızca bir parti meselesi değil, ülkenin beka sorunu haline geldiğini vurguladı:
“Bir tarafta iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı. Bunun adı hukuk devleti değildir. Bunun adı adalet değildir. Bu mesele artık yalnızca CHP’nin meselesi değildir. Bu, artık Türkiye’nin beka sorunudur. Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Bir ülke böyle yönetilemez.”












