Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son dönemde gündeme gelen finansal krizler ve “fon krizleri” üzerinden sert bir açıklama yayımladı. Partisi için ifade ettiği “arınma” kavramının sadece parti içi bir özdenetimle sınırlı olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu; devlet kurumlarına, Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) ve iktidar kanadına şeffaflık ile hesap verilebilirlik çağrısında bulundu.
“PARTİMİZ HARAMIN VE KİRLENMİŞLİĞİN SIĞINAĞI OLAMAZ”
Açıklamasına parti içi özdenetim ve ilkeler vurgusuyla başlayan Kılıçdaroğlu, CHP’nin köklü mirasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“İlk gün söyledik: Partimiz bize kutsal bir emanettir. Bu ulu çınarın gölgesi, haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz. Gerektiğinde iç muhasebesini yapar, arınmasını bilir; yolundan dönmez.”
“ARINMA SÖZÜMÜZÜ KENDİ KAPIMIZLA SINIRLAMADIK”
Parti içindeki arınma iradesinin Türkiye geneli için de geçerli bir duruş olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, finansal piyasalardaki usulsüzlükler ve yaşanan fon krizlerine değindi. Vatandaşın birikimlerinin korunması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, denetleyici kurumların sorumluluğuna dikkat çekti:
“‘ARINMA’ derken sözümüzü kendi kapımızla sınırlamadık. Türkiye’nin tamamı için söyledik. Bugün fon krizi karşısında da aynı yerdeyiz. Vatandaşın yıllarca biriktirdiği alın terinin hesabı sorulmalıdır. SPK, denetim sorumluluğunu nasıl yerine getirdiğini, hangi riski ne zaman gördüğünü ve hangi tedbiri aldığını açıklamalıdır.”
“İSTİFA HESAP VERMENİN YERİNE GEÇMEZ”
Görevden ayrılmaların veya istifaların sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını savunan Kılıçdaroğlu, hiçbir imtiyazın hukukun üzerinde olamayacağını vurguladı:
“İstifa bir açıklama değildir. Görevden ayrılmak, hesap vermenin yerine geçmez! Hiçbir makam, hiçbir soyadı, hiçbir siyasi yakınlık kimseye dokunulmazlık sağlamaz. Bu milletin bir kuruşu bile sahipsiz değildir.”
“ŞEHİTLERİMİZİN CANIYLA KORUDUĞU VATANA VE EMEKÇİNİN ALIN TERİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Arınma kavramının toplumsal ve vicdani boyutuna işaret eden Kılıçdaroğlu, mücadelesinin kapsamını şu sözlerle özetledi:
“Arınma; şehitlerimizin canıyla koruduğu vatana, işçinin alın terine, emeklinin sofrasına, çiftçinin emeğine, öğrencinin hayaline sahip çıkmaktır. Biz kendi kapımız için söylediğimizi, iktidarın kapısında da söyleyeceğiz. Siyaset arınacak. Devletin kurumları şeffaflaşacak. Sorumluluğu bulunan herkes hesap verecek.”
“SİSTEMİK BİR DÜZEN ŞART”
Sadece isim değişikliklerinin sorunları çözmeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, açıklamasını köklü bir zihniyet ve sistem değişimi vurgusuyla tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı, her krizde birkaç ismin değişmesi değil; kimsenin hesap vermekten kaçamadığı bir düzendir. Çünkü milletin emaneti, istifa dilekçeleriyle hesabı kapatılacak bir emanet değildir!”












