Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonda, ev araması sırasında kapıyı açan bir kadının pijamalı görüntülerinin basına servis edilmesi kamuoyunda ve TBMM’de tepkilere yol açtı. Muhalefet milletvekilleri konuyu soru önergeleriyle Meclis gündemine taşırken, benzer görüntü sızdırma uygulamalarının uzun süredir İçişleri ve Adalet bakanlıklarına sorulduğu ancak soruların yanıtlanmadığı dikkat çekiyor.
“KİŞİLER KAMUOYU ÖNÜNDE SİSTEMLİ ŞEKİLDE İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR”
Gözaltı ve arama anlarına ait görüntülerin basına sızdırılması daha önce de çok sayıda milletvekili tarafından Meclis gündemine taşınmıştı. DEM Partili Sevilay Çelenk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) operasyonları sürecinde kolluk eşliğinde çekilen görüntülerin servis edilmesini eleştirerek şu değerlendirmeyi yapmıştı:
“Kişiler kamuoyu önünde sistemli biçimde itibarsızlaştırılmaktadır. Gözaltına alınan kişilerin elleri kelepçeli şekilde kamuoyuna açık alanlarda teşhir edilmesi kabul edilemez bir uygulamadır. Masumiyet karinesini açıkça ihlal eden bu uygulamanın kolluk eliyle sistematik biçimde yürütülmesi nasıl izah edilmektedir? Bu tür teşhir uygulamalarına ilişkin olarak bakanlıklarınız bugüne dek herhangi bir inceleme, denetim ya da soruşturma başlatmış mıdır?”
Ancak Çelenk’in adalet ve içişleri bakanlıklarının yanıtlaması istemiyle verdiği bu sorular cevapsız kaldı.
SORMUŞTU, BİR YIL SONRA AKP’YE KATILDI
Benzer bir tepki de geçen yılın ağustos ayında İzmir Milletvekili Mustafa Bilici’den gelmişti. Bilici, İBB bürokratlarının gözaltı anlarına dair görüntülerin emniyet birimlerince basına ve sosyal medyaya servis edilmesini eleştirerek, bu durumun adil yargılanma hakkını ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini vurgulamıştı.
Bilici, görüntülerin bakanlık talimatıyla servis edilip edilmediğini ve idari bir soruşturma açılıp açılmadığını sormuş, fakat önergelerine yanıt alamamıştı. Dikkat çeken husus ise, söz konusu önergeyi veren Bilici’nin önergeden bir yıl sonra, bu yılın ağustos ayında AKP’ye katılması oldu.
MASUMİYET KARİNESİ VE ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İHLALİ
Hukukçular ve muhalefet temsilcileri, henüz yargı süreci tamamlanmamış ve suçluluğu hükmen sabit olmamış kişilerin özel alanlarına ait görüntülerin kamuoyuna servis edilmesinin anayasal güvence altındaki masumiyet karinesine aykırı olduğunu belirtiyor. Güvenlik birimlerinin bu tür uygulamalarla idari veya siyasi saiklerle hareket ettiği algısının, toplumsal güveni zedelediği ifade ediliyor.












