Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin 6 Ekim’deki grup toplantısında dile getirdiği “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP” formülünün yankıları Ankara kulislerinde devam ediyor. MHP kaynakları, bu çıkışın bireysel bir Meclis Başkanlığı koltuğu talebi olmadığını, AKP’nin iktidar pratiğindeki “denge ve denetim” eksikliğini gidermeye dönük stratejik bir hamle olduğunu belirtti.
“MECLİS BAŞKANLIĞI YA DA MAKAM TALEBİ DEĞİL”
Bahçeli’nin sözlerinin ardından başlayan “MHP Meclis Başkanlığı mı istiyor?” tartışmalarına yanıt veren MHP kurmayları, konunun basit bir koltuk hesabından çok daha geniş bir siyasi hedef taşıdığını vurguladı. Devlet Bahçeli’nin geçmişte sunulan bakanlık tekliflerini dahi geri çevirdiğini hatırlatan kaynaklar, partide münferit görev istekleri olabileceğini ancak lider düzeyindeki çıkışın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin işleyişine dair bir vizyon olduğunu aktardı.
İTTİFAK İÇİ KULİSLER: “AKP DENGE VE DENETİMİ YETERİNCE İŞLETMİYOR”
MHP kulislerinde öne çıkan en kritik değerlendirme ise AKP’nin yürütmedeki tek taraflı uygulamalarına yönelik eleştiriler oldu. AKP’nin iktidar pratiğinde yasama organının denge ve denetim fonksiyonunu yeterince devrede tutmadığını kaydeden parti yetkilileri, bu durumun devlet çarkında bürokratik aksamalara ve hatalı kararlara zemin hazırladığına dikkat çekti. Bahçeli’nin çıkışıyla, Cumhur İttifakı çatısı altında yürütme ile yasama arasında daha etkin bir ağırlık dengesi kurulmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
AKP’DEN KOPAN SEÇMENİ CUMHUR İTTİFAKI’NDA TUTMA HESABI
Söz konusu formülün bir diğer ayağını ise seçmen sosyolojisindeki hareketlilik oluşturuyor. Özellikle emekliler, dar gelirliler ve son dönemde gündeme gelen fon krizinden etkilenen seçmen gruplarında AKP’ye yönelik bir memnuniyetsizlik oluştuğunu tespit eden MHP yönetimi, bu kitlenin muhalefet partilerine kaymasını engellemek istiyor. “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP” söylemiyle, AKP’den uzaklaşan ancak Erdoğan’a desteğini sürdüren seçmene Cumhur İttifakı içinde tutarlı ve denetleyici bir alternatif sunulması amaçlanıyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NDE DENGE VE DENETİM (CHECKS AND BALANCES)
2018 yılında resmen uygulamaya giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yürütme erki ile yasama organının (TBMM) birbirinden tamamen ayrıldığı bir yapı öngörmektedir. Anayasal çerçevede yürütme yetkisi doğrudan Cumhurbaşkanı’na verilirken; kanun yapma, bütçeyi onaylama ve yürütmeyi denetleme yetkisi parlamentoya aittir. Ancak parlamenter çoğunluk ile yürütmenin aynı siyasi blokta toplandığı dönemlerde yasamadaki denetim mekanizmalarının etkinliği siyaset bilimi ve hukuk çevrelerinde sıkça tartışılmaktadır. MHP’nin son hamlesi, ittifak içi bir krizden ziyade, parlamentodaki temsil gücünü artırarak yürütme üzerindeki dolaylı denetim payını güçlendirme çabası olarak değerlendirilmektedir.












