İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlar için bakım ve rehabilitasyon çalışmalarını aralıksız sürdürürken, kent geneline yayılan yeni yaşam alanları oluşturmaya devam ediyor. Dört bakımeviyle hizmet veren Büyükşehir Belediyesi, PAKO bünyesinde 30 bin metrekarelik dev bir doğal yaşam alanı projesini hayata geçirmeye hazırlanırken, bakımevlerindeki can dostların sıcak yuvalara kavuşması için de vatandaşlara sahiplendirme çağrısında bulunuyor.
BAKIMEVLERİNDE KAPASİTE ARTIYOR: DİKİLİ’YE YENİ BAKIMEVİ YOLDA
Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Murat Aras, yeni yasal düzenlemelerle birlikte sahipsiz hayvanlara yönelik sorumluluk alanlarının tüm kente yayıldığını belirtti. Mevcut tesislerin kapasiteleri hakkında bilgi veren Aras, PAKO Sahipsiz Hayvanlar Sosyal Yaşam Kampüsü Gökdere Bakımevi’nin 1.150, Işıkkent Bakımevi’nin 550, Seyrek Bakımevi’nin ise 1.180 hayvan kapasitesine sahip olduğunu ve merkezlerin yüzde 90 dolulukla çalıştığını aktardı.
Küçük Menderes Havzası’na hizmet vermek amacıyla Kiraz Belediyesi ile yapılan ortak çalışma kapsamında 600 köpek kapasitesinin sisteme dahil edildiğini ifade eden Aras, acil durumlar için kapasitenin yüzde 10’unun her zaman boş tutulduğunu ve Dikili’de yeni bir bakımevi açılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
30 BİN METREKARELİK ALANDA KİŞİ BAŞI 10 METREKARELİK YAŞAM ALANI
İzmir Büyükşehir Belediyesi, hayvan refahını en üst seviyeye çıkarmak amacıyla PAKO bünyesinde yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda 2 bin 500 köpek kapasiteli yeni bir doğal yaşam alanı projesi yürütüyor. Hayvan başına yaklaşık 10 metrekarelik alanın düşeceği projeyle can dostların mevsim şartlarından en az etkilenmesi hedefleniyor. Çalışmaları değerlendiren Aras, “Tüm gayretimiz, birlikte yaşadığımız canlıların en iyi şartlarda bizimle birlikte olması için. Türkiye’ye örnek, rol model yerler yapıyoruz” dedi.
“BARINAK SAKİNİ” PROJESİ İLE HER HAYVAN BİRER BİREY OLARAK TANIMLANIYOR
Bakımevlerinde hayvanların yalnızca beslenme ve barınma ihtiyaçları değil, bireysel gereksinimleri de dikkate alınıyor. Günlük temizlikleri yapılan, kilo ve sağlık durumlarına göre beslenen hayvanlar için engellilere özel bakım alanları da oluşturuluyor.
Uygulanan “Barınak Sakini” projesi sayesinde her hayvanın mikroçip kayıtları üzerinden bireysel özellikleriyle tanımlandığını vurgulayan Murat Aras, süreci şu sözlerle anlattı:
“Barınaklardaki her bir hayvanı birer birey olarak kabul ediyoruz. Onu uygun kafeste tutuyoruz, uygun etkileşimi sağlıyoruz ve dışarıdan gelen, temas etmek isteyen insanlarla yürüyüş benzeri etkinlikler yapıyoruz. Bu hayvanlar böylece sahiplenmeye hazır hale getiriliyor.”
TERK EDİLEN IRK KÖPEKLERE DİKKAT ÇEKİLDİ: “SICAK BİR YUVAYA İHTİYAÇLARI VAR”
Son dönemde özellikle ev yaşamına alışmış ırk köpeklerin sokağa terk edildiğini ve bu canlıların dışarıdaki yaşama uyum sağlamakta güçlük çektiğini hatırlatan Aras, vatandaşlara sahiplendirme çağrısında bulundu:
“Biz çok iyi baksak da birlikte yaşadığımız canlıların birebir onlarla ilgilenecek ailelere ihtiyaçları var. Bugün evinizde bir hayvana bakmaya hazır hissediyorsanız, onları buradaki toplu yaşam alanından çıkartıp bireysel sevgi görebilecekleri, doğrudan sarılabilecekleri bireyler haline dönüştürebilirsiniz. Bütün vatandaşlarımızı bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.”
TOPLAMA VE SAĞLIK SÜREÇLERİ VETERİNER HEKİM GÖZETİMİNDE
Sokaktan toplama ve rehabilitasyon süreçlerinin tamamen profesyonel kadrolarca yürütüldüğünün altını çizen Aras, sahipsiz hayvanların doğrudan toplanmak yerine önce uygun alanlar hazırlanarak merkeze alındığını belirtti. Toplanan tüm hayvanların ilk olarak Işıkkent Bakımevi’nde karantina sürecinden geçtiğini, mikroçip kayıtları yapıldıktan sonra ilgili bakımevlerine yerleştirildiğini ifade eden Aras, toplama ekipleri de dahil olmak üzere tüm saha operasyonlarının veteriner hekimlerin gözetiminde yapıldığını ve yurttaşların içinin rahat olması gerektiğini sözlerine ekledi.












