AKP eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon krizine ve İstanbul 2 No’lu Baro seçimlerinin sonuçlarına ilişkin dikkat çeken bir özeleştiride bulundu. Parti tabanında güçlü bir “itiraz kültürü” geliştiğini belirten Tayyar, tabanın muhalefetten daha büyük bir öfke taşıdığını ve “Emeklerini zayi edenleri affetmediğini” dile getirdi.
“CUMHURBAŞKANIMIZIN GÜCÜ VE SEVGİSİ İSTİSMAR EDİLİYOR”
İstanbul 2 No’lu Baro seçimine ilişkin sosyal medya paylaşımlarının ardından telefon ve mesaj trafiğinin ciddi oranda arttığını aktaran Şamil Tayyar, AKP tabanındaki psikolojik değişimi şu sözlerle analiz etti:
“AK Parti tabanında çok güçlü bir ‘itiraz kültürü’ gelişiyor. Cumhurbaşkanımıza duyulan sevgi, saygı ve muhabbetle bastırılan bu duygunun, Cumhurbaşkanımızın gücünün istismarı ve artan keyfiyet sebebiyle açığa çıkmaya başladığını gözlemliyoruz. Bakın, fon krizinde muhalefetten ziyade AK Parti tabanı daha öfkeli. Emeklerini zayi edenleri affedemiyorlar.”
“DAVA MASKESİ ALTINDA KİMSE ÖZEL ÇIKARINI PAZARLAMASIN”
Parti içi makamların kişisel ve ticari ilişkilere alet edilmemesi gerektiğinin altını çizen Tayyar, açıklamasını sert ifadelerle sürdürdü:
“Bunu baro seçiminde de gördük; sandıktan çıkan, keyfiyete itirazdı. Kusura bakmayın, bu makamlar kimsenin iş ortağı için tahsis edilmedi. ‘Dava’ maskesi altında kimse özel çıkarını pazarlamasın. Artık o devirler geride kaldı. AK Parti’nin çelik çekirdeği, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti’ye yeni yazılım yüklüyor. İnşallah başarırlar.”
AKP TABANINDAKİ ‘İTİRAZ’ VE BARO SEÇİMLERİNİN ANLAMI
2020 yılında yapılan yasal düzenlemeyle çoklu baro sistemine geçilmiş ve büyükşehirlerde alternatif baroların kurulmasının önü açılmıştı. Bu kapsamda muhafazakâr ve iktidara yakın hukukçuların ağırlıkta olduğu İstanbul 2 No’lu Barosu kurulmuştu. Baro seçimlerinde yaşanan yönetim uyuşmazlıkları ve adaylık tartışmaları, iktidar bloğu içindeki hukukçular arasında dönemsel rekabetlere sahne olmaktadır. Siyasi analistler, Şamil Tayyar gibi parti içi tabanı yakından tanıyan isimlerin bu tür çıkışlarını, parti teşkilatlarındaki ve muhafazakâr seçmen kitlesindeki dip dalganın ve yenilenme talebinin dışa vurumu olarak yorumlamaktadır.












