ANKARA — Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, 9 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantının ardından bölgesel krizler, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika hatlarına ilişkin 7 maddelik kapsamlı bir bildiri yayımladı.
Toplantıda Azerbaycan ile ilişkilerden Karadeniz’deki ticari seyrüsefer güvenliğine, Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinden Kıbrıs meselesine kadar kritik başlıklar ele alındı.
AZERBAYCAN İLE “İKİ DEVLET TEK MİLLET” VURGUSU
CHP Dış Politika Kurulu, Azerbaycan ile süregelen ilişkilerin geleneksel kardeşlik ve yakın iş birliği zemininde güçlenerek devam edeceğini bildirdi. Yapılan değerlendirmede, “İki devlet, tek millet” prensibinin tam bir anlayış birliği içerisinde korunacağı kaydedildi.
MEKKE ANLAŞMASI TBMM GÜNDEMİNE GELİYOR
Süreçte yaşanan iki aylık gecikmenin ardından Mekke Anlaşması taslağının önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine getirilerek inceleme sürecinin başlayacak olmasından memnuniyet duyulduğu ifade edildi.
Kurul, Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine dikkat çekerek, anlaşmanın ancak Türkiye ve diğer imzacı ülkelerin iç onay süreçlerini tamamlamasının ardından hukuken uygulanabilir hale geleceğinin altını çizdi.
SUUDİ ARABİSTAN-HUSİ ÇATIŞMASINDA ARKA KAPI DİPLOMASİSİ ŞART
Yemen merkezli çatışmaların askeri yöntemlerle çözülemeyeceğinin tarihsel ve coğrafi örneklerle sabit olduğu vurgulandı. Yapıcı bir destek sağlanması için yegâne yolun “arka kapı diplomasisi” olduğu belirtilirken, konunun Mekke Anlaşması taslağıyla ilişkilendirilmesinin yanıltıcı bir yaklaşım olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.
KÖRFEZ’DE SEÇİM ÖNCESİ “SAHTE BAYRAK” UYARISI
Orta Doğu’da İsrail ve ABD’nin başlattığı İran savaşının çatışmasız fazda da olsa sürdüğü belirtilerek, ABD ve bölge ülkelerindeki 27 Ekim ve 3 Kasım seçim tarihlerine dikkat çekildi. Seçim atmosferine girilen bu kritik dönemde, güvenlik odaklı provokasyonlara ve “sahte bayrak” (false flag) operasyonlarına karşı azami teyakkuz halinde olunması gerektiği ifade edildi.
KARADENİZ’DE TÜRK TİCARET GEMİLERİNE KORUMA rotası
Karadeniz’deki savaşan tarafların ayrım gözetmeksizin güç kullanmasının, Türk bayraklı ve Türk sahipli ticaret gemilerine zarar verdiği ve denizcilerin hayatını riske attığı vurgulandı.
Ukrayna ve Rusya’nın diplomatik kanallarla uyarılmasının yanı sıra, kayıpları en aza indirmek için somut bir rota teklifi sunuldu:
Türk ticaret gemilerinin fiili harp sahasına (Romanya’dan geçen enlemin kuzeyine) geçmemesi.
Seyrüseferde münhasıran Kerempe Burnu ile Sivastopol’ü birleştiren kuzey-güney hattının doğusu ile Türk karasularının kullanılması.
DOĞU AKDENİZ VE GSI PROJESİNDE “MAVİ VATAN” VURGUSU
Yunanistan’ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e bağlaması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) deniz altı elektrik kablosu projesinin sadece teknik bir yatırım değil, doğrudan Türkiye’nin deniz yetki alanlarını ilgilendiren ulusal bir mesele olduğu vurgulandı.
Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin kıta sahanlığı içindeki deniz tabanında yürütülecek her türlü faaliyette Ankara ile mutabakat sağlanması gerektiği ve Mavi Vatan’daki milli çıkarların korunmasının esas olduğu kaydedildi.
KIBRIS’TA İKİ EŞİT DEVLETLİ MÜZAKERE ŞARTI
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) adamızdaki barış ve huzuru bozacak askeri adımlarına ve bölgeyi silahlandırma girişimlerine tepki gösterildi. Adada 52 yıldır devam eden barış ortamına dikkat çekilerek şu mesajlar verildi:
Toplumlar arası müzakerelerin fayda sağlaması için görüşmelerin iki eşit devlet arasında yürütülmesi ön şarttır.
GKRY’ye silahlı destek sağlayan ve garantörlük sıfatı bulunmayan üç devlet nezdinde gerekli diplomatik uyarılar yapılmalıdır.
Askeri ve sembolik gösteriler, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs’ı savunma azim ve kararlılığını eksiltemez.












