Sermaye piyasalarında en az 515 bin yatırımcının 25-27 milyar dolar (1,2 – 1,3 trilyon TL) civarındaki kaynağını etkileyen dev borsa fonu manipülasyonunda sular durulmuyor. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevinden istifasıyla başlayan süreç, AK Parti Genel Merkezi’ndeki üst düzey yöneticiler ile bürokratların da adının kulislere düşmesiyle yeni bir boyuta taşındı.
AK PARTİ KULİSLERİ HAREKETLİ: “KIRMIZI PLAKALI” İSİM İDDİASI
Ankara kulislerine yansıyan iddialara göre, kriz sadece Fatma Betül Sayan Kaya ile sınırlı değil. AK Parti Genel Merkezi’nde görev yapan iki üst düzey yöneticinin daha fondan yüksek kazançlar elde ettiği öne sürülüyor. Bu isimlerin yanı sıra, “Türkiye Yüzyılı” kampanyasında yer alan üst düzey bir yetkili ile danışmanı aracılığıyla fon süreçlerine dahil olduğu iddia edilen “kırmızı plakalı” bir Bakanın adının dosyada geçtiği konuşuluyor.
Ayrıca Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin yer aldığı mesajlaşma gruplarında, zamanında önlem almayan yetkililere ve parti yöneticilerine yönelik sert eleştirilerin dile getirildiği ifade ediliyor.
YENİ ŞAFAK GYY HÜSEYİN LİKOĞLU: “LİDERİN YOL ARKADAŞI NEFESİNE BİLE DİKKAT ETMELİ”
İktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, kaleme aldığı yazısında konunun ekonomik boyutu aşarak siyasi bir krize dönüştüğüne dikkat çekti. Fon işine karışanların derhal sistem dışına çıkarılması gerektiğini vurgulayan Likoğlu, şu çağrıyı yaptı:
“Zahmetsiz, emeksiz ve kısa sürede kazanılan paranın kimseye faydası olmaz. Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı iseniz değil kazanacağınız paraya, yürüyüşünüze ve nefes almanıza bile dikkat etmelisiniz. Soruşturmanın neticesini beklemeden, başkaları isimleri sızdırmadan, kim bu yanlışa tevessül ettiyse gereğini yapsın.”
İDDİALARIN HEDEFİNDEKİ HAYRETTİN KOÇ SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Öte yandan, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin fonlar üzerinden 200 milyon avroluk işlem gerçekleştirdiğini öne sürdüğü Hayrettin Koç, avukatı Orhan Bakır aracılığıyla iddiaları kesin bir dille yalanladı.
Koç’un avukatı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Müvekkilimin söz konusu fonlarda hiçbir işlemi bulunmamaktadır. Müvekkilime ait bir borsa veya kripto hesabı dahi yoktur. Dolayısıyla bu fonlar üzerinden herhangi bir kazanç elde etmesi mümkün değildir. Hiçbir somut dayanağı bulunmayan bu iddialarla müvekkilimin kişilik hakları zedelenmektedir. İddia sahiplerini iddialarını somut belgelerle ispat etmeye davet ediyoruz.”
Sermaye piyasalarındaki milyarlık çalkantı ve siyasi kulislerdeki istifa beklentileri sıcaklığını korurken, gözler yargı makamlarından ve SPK’dan gelecek yeni adımlara çevrilmiş durumda.












