Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan ve akıbeti uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında kritik bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen soruşturmada önemli mesafeler katedildiğini belirterek, genç kadının naaşının bulunması için yürütülen çalışmalara ve dosyaya giren yeni iddialara dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.
“ÖNCELİKLİ AMACIMIZ NAAŞA ULAŞMAK VE AİLEYE BİR MEZAR SAĞLAMAK”
Soruşturmanın kararlılıkla sürdüğünü ve son olarak ABD’de ifadesi alınan Umut Altaş’ın beyanlarının dosyaya eklendiğini aktaran Bakan Gürlek, temel hedeflerinin naaşa ulaşmak olduğunu vurguladı.
Bakan Gürlek, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken. En son Umut Altaş’ın ifadesi de geldi. Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan’ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var. Ama elbette öncelikli amacımız naaşa ulaşmak. En azından ailesinin evladının kabri başında dua edebilmesini sağlamak açısından bu bizim için çok önemli.”
“KİMYASAL MADDE İLE DELİLLERİN YOK EDİLDİĞİ İDDİASI GÜNDEMDE”
Dosyadaki yeni beyanlar doğrultusunda naaşın tamamen ortadan kaldırılması amacıyla kimyasal yöntemlere başvurulmuş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu belirten Gürlek, bu konuda somut iddiaların titizlikle incelendiğini kaydetti.
“Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor. Bu yönde bazı beyanlar ortaya çıktı.”
“KAMU GÖREVLİLERİNİN UNVANINA BAKILMAKSIZIN İŞLEM YAPILACAK”
Olayın ardından yürütülen süreçlerde bazı kamu görevlilerinin usulsüz müdahalelerde bulunmuş olabileceğine dair iddiaları da değerlendiren Adalet Bakanı, makam ve unvan fark etmeksizin hukukun gereğinin yapılacağını ifade etti.
Bakan Gürlek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Gülistan Doku dosyasında Başsavcımız da çok ciddi çalışma yaptı. Soruşturma kapsamında, geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin kendilerine tanınan yetkileri usulsüz şekilde kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya bazı delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarına ilişkin ciddi iddialar ve bulgular da inceleniyor. Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa, kişinin unvanına bakılmaksızın ilgili savcılık hukuk çerçevesinde gereken işlemleri yapar. Soruşturmanın devamında yeni gelişmeler olabilir. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüttüğü süreçler var. Gülistan Doku olayı toplumda ciddi bir hassasiyet oluşturdu. Toplum şunu görüyor: Geçmişte işlenmiş olsa dahi bir suçun veya cinayetin üzeri sonsuza kadar kapalı kalmıyor. Devlet bütün imkânlarıyla ve kararlılıkla çalıştığında gerçek yıllar sonra da ortaya çıkarılabiliyor. Bizim için önemli olan bu.”











