Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İstanbul’daki 2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alınarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığına (ÖİB) devredilmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından Türkiye Komünist Partisi (TKP) yazılı bir açıklama yaparak uygulamaya sert tepki gösterdi.
Geçmişte Türk Telekom, TÜPRAŞ, limanlar ve fabrikalar gibi kamusal varlıkların satışını hatırlatan TKP, hamleyi “soygun sicilinin kabarması” olarak niteledi.
“YILLIK 600 MİLYON DOLARLIK GELİR SERMAYEYE AKTARILIYOR”
TKP tarafından yapılan açıklamada, satışa çıkarılan hatların kamuya ciddi miktarda gelir sağladığına dikkat çekildi. Söz konusu güzergâhların yıllık ortalama 600 milyon dolar kâr bıraktığı vurgulanırken, özelleştirme kararının halkın cebinden çıkan kaynakların bir avuç sermayedara aktarılması anlamına geldiği ifade edildi.
Açıklamada, otoyol ve köprüleri devralacak özel şirketlerin geçiş ücretlerini serbestçe artırma yetkisine sahip olacağı ve bu durumun vatandaşın üzerindeki ekonomik yükü daha da ağırlaştıracağı öne sürüldü.
ÖZELLEŞTİRME KAPSAMINDAKİ GÜZERGÂHLAR VE KAMUOYU TARTIŞMALARI
Cumhurbaşkanlığı Kararı doğrultusunda 30 yıllığına özelleştirme/işletme hakkı devri kapsamına alınan stratejik hatlar şunlardan oluşuyor:
15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü.
Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu, Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu, Toprakkale-İskenderun Otoyolu, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu, İzmir-Aydın Otoyolu, İzmir-Çeşme Otoyolu, Niğde-Mersin Otoyolu ile İstanbul ve Ankara Çevre Otoyolları.
Uzmanlar ve ekonomi çevreleri, işletme hakkı devri modeliyle gerçekleştirilecek bu tür büyük ölçekli özelleştirmelerin bütçe açıklarını kapatma odaklı kısa vadeli bir kaynak arayışı olduğunu değerlendirirken; emek örgütleri ve muhalefet partileri kamusal altyapı yatırımlarının özel sektöre devredilmesinin kamu zararı doğuracağını savunuyor.
“SATIŞLAR DURDURULMALI, TÜM STRATEJİK MÜLKİYETLER DEVLETLEŞTİRİLMELİDİR”
İktidarın yarattığı ekonomik krizin faturasını halka kestiğini belirten TKP açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Telekom’dan TÜPRAŞ’a, fabrikalardan limanlara kadar halkımıza ait ne varsa haraç mezat elden çıkaran AKP’nin, adına özelleştirme dediği soygun sicili kabarmaya devam ediyor. Maliyeti işçi sınıfının ve emekçilerin cebinden ödenmiş bu stratejik yolları sermayeye devretmek, iktidarın kendi yarattığı ekonomik enkazın faturasını yine halka ödetmesi anlamına gelmektedir. Stratejik altyapı tesisleri, köprüler ve otoyollar halkımızındır. Bugüne dek peşkeş çekilen tüm stratejik enerji üretim ve dağıtım ağları, telekomünikasyon altyapısı, madenler, limanlar, fabrikalar ve otoyollar derhal devletleştirilmelidir.”












