Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde aday belirleme süreçleri ve yönetim içi kararlara yönelik tartışmalar tırmanıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Özgür Özel’in söylemlerine ve geçmiş dönemdeki parti içi süreçlere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak sert eleştirilerde bulundu.
ADAY BELİRLEME SÜREÇLERİNE İTİRAZLAR YENİDEN GÜNDEMDE
Özgür Özel’in olaylardaki sorumluluğunu söylemlerle örtbas etmeye çalıştığını savunan Müslim Sarı, geçmiş dönemde Parti Meclisine (PM) listeden delerek girdiğini hatırlattı. Sarı, karar alma mekanizmalarında bizzat yer aldığını belirterek, aday belirleme aşamalarında yaşanan aksaklıklara ve izlenen politikalara başından beri karşı çıktıklarını vurguladı.
PARTİ MECLİSİ ÜYELERİ ŞAHİT GÖSTERİLDİ
Eleştirilerinin kişisel bir iddiadan ibaret olmadığını ifade eden Sarı, kendisiyle aynı görüşü paylaşan PM üyelerinin tüm süreç boyunca gerekli itirazları yansıttığını belirtti. Farklı düşünen PM üyelerinin de bu itirazlara ve yaşanan tartışmalara şahit olduğunu dile getiren Sarı, parti içi şeffaflık gerekliliğine dikkat çekti.
İZMİR HALKINDAN ÖZÜR DİLE ÇAĞRISI
Açıklamasının son bölümünde Özel’e doğrudan çağrıda bulunan Müslim Sarı, laf kalabalığı ve konuları saptırma politikasından vazgeçilmesi gerektiğini öne sürdü. Sarı; olayların çarpıtılmaması, hesap verilmesi ve özellikle yerel seçim ve adaylaşma süreçlerinde yaşananlar nedeniyle İzmir halkından açıkça özür dilenmesi gerektiğini dile getirdi.
Müslim Sarı’nın açıklamasının tamamı şöyle: “Butlan Genel Başkan Özgür Özel her zaman aynısını yapıyor. Olaylardaki sorumluluğunu laf kalabalığıyla gizlemeye çalışıyor. Şimdi çarpıttığı konuya gelelim. Bahsettiği dönem ben de listesini delerek Parti Meclisine seçilmiştim. Karar alma süreçlerindeki toplantılara da katıldım. Buraya kadar doğru. Ben ve benim gibi düşünen Parti Meclisi üyesi arkadaşların aday belirleme süreçlerine ilişkin bütün itirazları ortadadır. Bizim gibi düşünmeyen Parti Meclisi üyeleri de buna şahittir. Şimdi bir kez daha kendisine çağrıda bulunuyorum. Laf kalabalığını bırak. Olayları çarpıtma. Hesap ver. İzmir halkından özür dile.”












