Ata Ocağı Haber Merkezi
CHP çatısı altında seçim kazanıp ardından YENİ Parti saflarına katılan bazı belediye başkanlarının, kamuoyundaki tepkileri hafifletmek adına sığındığı “Kadrolarımız hâlâ CHP’li ve Kılıçdaroğlu destekçisi” söylemi siyasetin gündemine oturdu. Başkanların, yardımcıları, birim müdürleri ve danışmanları üzerinden CHP tabanına ve seçmene şirin görünme çabası, siyasi kulislerde “bayatlamış bir meşrulaştırma taktiği” olarak yorumlanıyor.
Atatürk’ün emaneti olan CHP çatısı altında yaşanan akçeli işler, şaibeli iddialar, yolsuzluk ve etik tartışmalarının gölgesinde partiden uzaklaşan belediye başkanlarının, seçmenden kaçış bahanesi olarak alt kadroları göstermesi sert eleştirilere neden oluyor. Siyasi analistler, koltuk tazelemek ya da saf değiştirmek için CHP’li kadroların arkasına saklanmanın halk nezdinde bir karşılığı olmadığını vurguluyor.
Yerel seçimlerde seçmenin sandıkta CHP logosuna ve ilkelerine oy verdiğini hatırlatan siyasi çevreler, geçiş süreçlerini idari kadrolarla gerekçelendirmenin siyasi nezaketle bağdaşmadığı görüşünde birleşiyor. Siyasette ilke ve duruşun her şeyin üstünde tutulması gerektiğini belirten uzmanlar, Mevlana’nın “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” sözüne atıfta bulunarak siyasetin her şeyden önce net bir omurga ve ilkelere bağlılık gerektirdiğinin altını çiziyor.












