Anayasa Mahkemesi (AYM), Basın Kanunu kapsamındaki toplatma ve satış yasağı kararlarına ilişkin dikkat çeken bir birleştirme kararına imza attı. Yüksek Mahkeme; CHP’nin “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” kitapçığının da aralarında bulunduğu çok sayıda basılı materyale yönelik uygulanan toplatma ve dağıtım yasaklarının, anayasal güvence altındaki hakları ihlal ettiğine oy çokluğuyla karar verdi. AYM, söz konusu uygulamaların geçici bir tedbir olmaktan çıkarak ceza yargılamasından bağımsız kalıcı yaptırımlara dönüştüğünü vurguladı.
FARKLI ESERLERE UYGULANAN YASAKLAR TEK DOSYADA DEĞERLENDİRİLDİ
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararda Yüksek Mahkeme, farklı tarihlerde basılı yayınlar hakkında verilen el koyma ve satış yasağı kararlarına yapılan bireysel başvuruları tek bir dosyada birleştirdi. Değerlendirilen dosyalar arasında CHP’nin siyasi yayınlarının yanı sıra Hasan Cemal Kaya’nın “Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri” ile “Delila Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri” kitapları, Tuğçe Tatari’nin “Anneanne Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim” isimli eseri ve “Boyun Eğme” dergisi yer aldı. Yapılan inceleme sonucunda müdahalelerin “ifade özgürlüğü” ve “basın hürriyeti” ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varıldı.
“KORUMA TEDBİRİ DEĞİL KALICI BİR CEZA HÂLİNE GELDİ”
Gerekçeli kararda, Basın Kanunu uyarınca verilen toplatma kararlarının kanunilik ilkesindeki “öngörülebilirlik ve belirlilik” kriterlerini karşılamadığı kaydedildi. Soruşturma aşamasında geçici bir önlem olarak uygulanması gereken tedbirlerin uygulanma biçimine dikkat çekilen kararda; işlemlerin bir koruma tedbiri olmaktan çıkıp, yargılama sürecinden bağımsız nihai bir ceza ve kalıcı bir yasak niteliği kazandığı ifade edildi.
YASAL PROSEDÜRLERE AÇIKÇA AYKIRILIK VURGUSU
Basın Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) öngörülen özel geçerlilik şartlarına uyulmadığına işaret eden Anayasa Mahkemesi, söz konusu toplatma kararlarının mevcut haliyle yasal mevzuata açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirtti. Yüksek Mahkeme, ceza yargılamalarının seyrinden bağımsız şekilde uygulanan bu tür yasaklamaların ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki baskısına dikkat çekerek ihlal hükmü kurdu.












