CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, kamuoyunun gündemindeki “fon krizi” ve son dönemde seçilmiş yerel yöneticilere yönelik gerçekleştirilen gözaltı operasyonlarına ilişkin sosyal medya hesabından kapsamlı bir değerlendirmede bulundu.
Sarıbal, fon krizinin devlet, siyaset ve ticaret boyutlarının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek; muhalif belediye başkanlarına uygulanan tedbirler ile iktidara yakın isimlere gösterilen muamele arasındaki farkı sert bir dille eleştirdi.
“BİR İSTİFA VEYA PARA İADESİYLE DOSYA KAPANMAZ”
Fon krizindeki sorumluluğun sadece bireysel isimlerle sınırlı tutulamayacağını vurgulayan Sarıbal, denetim ve siyasi sorumluluk zincirinin en üst makamlara kadar incelenmesi gerektiğini söyledi:
“Sorumluluk zinciri en üst siyasi makamlara kadar incelenmeli; suç işlediği belirlenenler yargılanmalı, siyasi sorumluluk taşıyanlar hesap vermelidir. Bir istifa veya para iadesiyle fon krizi dosyası kapanmaz. TBMM’nin etkili denetimi sağlanmalı, yatırımcıların hakları korunmalıdır.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te yaptığı “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” açıklamasını ve SPK’nın 2025’in son çeyreğindeki risk tespitlerini hatırlatan Sarıbal; Mehmet Şimşek, SPK, Borsa İstanbul, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun sorumluluklarının araştırılmasını istedi.
“17-25 ARALIK VE 128 MİLYAR DOLAR MÜCADELESİNİN DEVAMIDIR”
Gündemdeki gelişmeleri CHP’nin geçmişteki şeffaflık mücadeleleriyle ilişkilendiren Sarıbal, şu ifadeleri kullandı:
17–25 Aralık Vurgusu: Yolsuzluk iddialarında AKP’nin Meclis çoğunluğunu kullanarak dört eski bakanın Yüce Divan’a gönderilmesini engellediğini belirtti.
128 Milyar Dolar Soruşturması: Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde yürütülen mücadeleyi hatırlatarak, “Bugünkü fon krizinde de aynı hesap verme sorumluluğunun peşindeyiz. Kimlerin hangi bilgiye ne zaman ulaştığı araştırılmalıdır” dedi.
“KİŞİYE GÖRE HUKUK OLMAZ: İKİLİ MUAMELE KABUL EDİLEMEZ”
1 Ekim’de Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ve Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş’e yönelik başlatılan gözaltı süreçlerini değerlendiren Sarıbal, operasyonların zamanlamasına dikkat çekti.
Mersin ve İstanbul’daki gözaltıların fon krizindeki siyasi sorumluluğu örtbas etme çabası olduğunu savunan Sarıbal, “Fon soruşturmasında adı geçen iktidara yakın isimlere başka, seçilmiş yerel yöneticilerimize başka ölçüler uygulanması kabul edilemez bir ikili muameledir. Kişiye göre hukuk olmaz” değerlendirmesinde bulundu.
SİYASİ AHLAK VE FİNANSMAN KANUNU ÇAĞRISI
Sarıbal, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve bakanların servet artışlarının denetlenmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Siyasi ahlakı, etiği ve siyasetin finansmanını düzenleyen bir kanun mutlaka çıkarılmalıdır. Gerçek gündemimiz siyasette arınma ve halkın sorunlarıdır. İşçinin ücretini, emeklinin aylığını, çiftçinin emeğini ve yurttaşların birikimlerini koruyan bir düzen için şeffaflık, eşit hukuk ve hesap verebilirlik şarttır.”












