Obezite tedavisinde son dönemde öne çıkan ve halk arasında ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, hızlı kilo vermek isteyenlerin odak noktası haline geldi. Ancak uzmanlar, bu tedavilerin basit bir iştah kapatıcı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek uyarılarda bulunuyor. Rastgele kullanımın metabolizma ve organ sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.
“BU İLAÇLAR BASİT BİR TAKVİYE DEĞİL, GÜÇLÜ BİR TIBBİ TEDAVİDİR”
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnelerinin yalnızca kilo kaybına odaklanmadığını; hormon dengesi, metabolizma ve kan şekeri üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti. İlaçların vitamin veya gıda takviyesi olmadığının altını çizen Çetin, “Bu ilaçlar insülin direnci, karaciğer yağlanması, kalp-damar hastalıkları ve diyabet gibi durumların altında yatan hormonal dengesizlikleri düzenleyen tıbbi araçlardır. Nasıl ki antibiyotik ya da cerrahi müdahaleyi uzmana bırakıyorsak, bu tedaviyi de hekim kontrolünde sürdürmek şarttır” değerlendirmesinde bulundu.
ZAYIFLAMA İĞNESİ KULLANIMINDA 5 HAYATİ KURAL
Dr. Ferhat Çetin, bilinçsiz ilaç kullanımının pankreas, safra kesesi ve sindirim sisteminde ciddi hasarlara yol açabileceğini ifade ederek dikkat edilmesi gereken 5 kuralı sıraladı:
1. UZMAN KONTROLÜ OLMADAN BAŞLANMAMALI İnternet verileri veya arkadaş tavsiyeleriyle ilaç temin etmek, doz ayarlamak ya da tedaviye başlamak büyük sağlık riskleri taşır. Tedavi kararı kişiye özel verilmeli ve hekim takibinde yürütülmelidir.
2. KRONİK RİSKLER VE HASTALIK GEÇMİŞİ SORGULANMALI Geçmişte pankreatit öyküsü olanlar, safra yolu ya da safra taşı rahatsızlığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri riski taşıyanlar ve ileri düzey sindirim sistemi hastaları bu ilaçları kullanmamalıdır. Kontrolsüz kalp hastalığı, yüksek trigliserid ve kronik alkol kullanımı olanlar da detaylı incelemeden geçmelidir.
3. TEDAVİ ÖNCESİ KRİTİK TETKİKLER YAPTIRILMALI Tedaviye başlamadan önce açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol, karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonları mutlaka test edilmelidir. Gerekli görüldüğünde safra kesesi ve pankreas ultrasonla taranmalıdır.
4. DOZ MİKTARI KİŞİSEL KARARLARLA DEĞİŞTİRİLMEMELİ Daha hızlı kilo verme amacıyla dozu artırmak son derece tehlikelidir. Kontrolsüz doz artışı şiddetli bulantı, kusma, sıvı kaybı ve ağır sindirim sorunlarına neden olur. İlacı düzensiz kullanmak da tedavinin başarısını düşürür.
5. CİDDİ YAN ETKİ BELİRTİLERİNDE ZAMAN KAYBEDİLMEMELİ Geçmeyen şiddetli karın ağrısı, durmayan kusma, cildin veya gözlerin sararması, koyu renk idrar ve yüksek ateş gibi şikayetler geliştiğinde ilaç kullanımı durdurularak acilen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
İLAÇ BİTİMİNDE ESKİ ALIŞKANLIKLARA DÖNMEYİN
Tedavi bittikten sonra yapılan en büyük hatanın eski beslenme düzenine geri dönmek olduğunu belirten Dr. Çetin, ilacın iştah baskılayıcı etkisi sona erdiğinde yaşam tarzı değişmemişse kiloların hızla geri alınacağını vurguladı. Tedaviyi takip eden ilk 3 ila 6 aylık süreçte metabolik değerlerin, kilonun ve bel çevresinin düzenli takibinin kritik önem taşıdığı kaydedildi.










