Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partinin düzenlediği milletvekili kampının son gününde basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun olası bir ceza alması durumunda İBB Başkanlığı için mecliste yapılacak seçimde CHP’nin tutumunun ne olacağına dair kritik açıklamalarda bulundu.
“HALKIN VERMEDİĞİ YETKİYİ AYAK OYUNLARIYLA ALMAK SİYASAL AYIPTIR”
Halkın sandıkta beyan ettiği iradenin esas alınması gerektiğini belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin sorulan soruya şu yanıtı verdi:
“Halkın vermediği yetkiyi ayak oyunlarıyla almak, halkın seçtiği belediye başkanı mahkûm da olabilir tutuklanabilir de gözaltına alınabilir de. Ama orayı bir parti kazanmışsa en azından bütün siyasal partilerin o partiye… Mademki halk CHP’yi seçti, o zaman CHP’li birisinin gelmesi ve orada başkanlık görevini sürdürmesi gerekiyor. Ahlak da bunu gerektirir, böyle olması lazım. Ama siz ayak oyunlarıyla, hatta bazen tutuklamalarla, para hareketleriyle, para vererek insanları satın alarak, iradelerini satın alarak kendinize yeni bir başkan seçiyorsunuz. Olmaz. Halkın desteği nerede? Halk size oy verdi mi? Vermedi. Neyle aldınız? Ayak oyunlarıyla alıyorsunuz. Bunun adı nedir? Siyasal ayıp. En hafif deyimiyle siyasal ayıp. Eğer bir siyasi parti buna tenezzül ediyorsa o siyasi partinin oturulup sorgulanması gerekiyor. Sen arkadaş, halkın vermediği oyu ayak oyunlarıyla, paralarla, insanların iradesini satın alarak geliyorsun, kendini belediye başkanı ilan ettiriyorsun. Erdoğan’ın da bunu bilmesi lazım. Ayak oyunlarıyla olmaz, parayla olmaz, pulla olmaz. Halkın iradesini siz satın alıyorsunuz, halkın iradesine saygı duymuyorsunuz.”
“İSTANBUL’UN İRADESİNE SAYGI GÖSTERİLMELİDİR”
Büyükşehir belediye başkanlığı makamının CHP’li seçmenin ve halkın iradesine ait olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, siyasi etikten taviz verilmemesi gerektiğine dikkat çekti:
“O nedenle Büyükşehir Belediye Başkanı kime ait? Hangi partiye ait? Cumhuriyet Halk Partisi’ne aittir. Cumhuriyet Halk Partisi dışında oraya bir Büyükşehir Belediye Başkanını ayak oyunlarıyla getirmek, iradeleri satın almak en hafif deyimiyle ayıptır, ayıp. Halka ve İstanbul’un iradesine saygı göstereceksiniz. Aksi hâlde siyaset kirlilikten arınmaz. Zaten bu kirlilik nedeniyledir ki aşağıdaki vatandaş bakıyor şimdi: Borsada vurguna kızıyoruz değil mi? ‘Vay, nasıl yaptılar?’ Yukarıdaki yapıyor, ‘Bana niye kızıyorsunuz?’ diyor. ‘O yapıyor, ben de yapıyorum.’”
“İKNA ETMEK İLE İRADE SATIN ALMAK ARASINDA FARK VARDIR”
Siyasal ikna süreçleri ile maddi veya nüfuz kanalıyla irade transferi arasındaki temel farkı açıklayan Kılıçdaroğlu, toplumda insan iradesinin satın alınmasının meşrulaştırılması tehlikesine değindi:
“İkna etmekle iradeyi satın almak arasında fark var. Gidersiniz, oturursunuz, konuşursunuz, ikna edersiniz; o da gelir sizin lehinize oy kullanır. Buna kimse bir şey demez. Ama cebine para koyup ‘Gel oraya oy ver’ dediniz mi, o zaman ikna değil, iradeyi satın almadır. Bir insan satın alınmamalı. Düşüncesi, iradesi satın alınmamalı. Geldiğimiz noktada temel kaygımız bu satın alma, insan iradesinin satın alınmasının toplumda da neredeyse meşru görülmesi.”












