Warning: Attempt to read property "ID" on null in /data/sites/web/gazeteataocagicom/www/wp-includes/link-template.php on line 409
Mansur Yavaş Vakası... - Gazete Ata Ocağı
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

Mansur Yavaş Vakası…

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Belediye başkanlarının, yüklendikleri kamusal sorumluluğu gölgede bırakacak ölçüde, hükmettikleri belediye imkânlarını kullanarak siyaseti tanzim ve tahkim etmeleri; Türkiye’nin 100 yıllık siyasal geleneğinin de sorgulanmasına yol açmaktadır.

O kadar ki;

Bir belediye başkanı, kentin ihtiyaçlarının temini ve yaşam konforunun yükseltilmesinden daha çok; üyesi olduğu partinin ilçe yönetiminden genel merkezine kadar siyasal karar süreçlerine müdahil olmakla yetinmemekte, alınacak kararları ve oluşacak yönetim organlarını belirlemeye de cüret etmektedir.

Son 3 yıldır CHP’de yaşanan yönetim ve temsil krizlerinin çoğu, bu belediye başkanlarının “oligarklaşma”sının doğurduğu birer sonuçtur.

Öyle ki;

Türkiye tarihinin hiçbir döneminde ve CHP’nin hiçbir genel başkanı, “benim hiçbir iddiam yok(!) ve biri sağ, diğeri sol bek olmak üzere iki forvetim var” dememiştir!

Ve yine;

Siyaset, hiç bu kadar nedensellikten uzak; ilke, program, yönetsel hiyerarşi, örgütsel irade ve demokratik işleyişten yoksun, kişi endeksli apolitik bir koridora sıkıştırılmamıştı.

Daha da apolitik ve trajik olan ise;

CHP, son 3 yıldaki kadar birkaç belediye başkanının nüfuz alanı, bilek güreşi masası yahut bireysel kariyer planlama merkezine dönüşmemişti.

Aslında CHP’de yaşanan bölünme meselesinde de yukarıda tariflenen “güç savaşları”nın önemli payı vardır.

Üç büyük şehrin başkanlarından biri, 2 aydır askıda kalarak AKP’ye geçmenin psikolojik ortamını hazırlarken; Mansur hazretleri, istifasına ortak ettiği ilçe belediye başkanlarıyla kendini muhataplarına pazarlamaya çalışmakta ve iki dönemdir seçildiği partiye de hadsizlik ederek alıcılarına göz kırpmakta. Silivri mukimi beyefendi ise zaten 1 yıl öncesinden siyasal yolculuğunu CHP’yle sürdüremeyeceğine karar verdiğinden, alternatif olarak neoliberallere özgü bir tercih biçiminde 4 eğilimi birleştirecek yeni bir ANAP’a dümeni kırmıştır.

Tablo bu iken;

CHP’nin tarihsel ve kurumsal kimliğini temsil eden önderliğe ve kurumsal akla düşen acil öncelik, partinin bu sorunlara (kayyum, yolsuzluk, transfer, butlan, oligarklaşan belediye başkanları vb.) kaynaklık eden yapısal sebeplerle yüzleşmesi ve bütün bu sorunların panzehiri olacak yeni ve köklü bir siyasal paradigmayı Türkiye’nin önüne aciliyetle koymasıdır.

Ancak bu sayede;

Hem istenen “arınma” gerçekleşir hem de Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan gerçek bir sol/sosyal demokrat parti ihtiyacı karşılanmış olur.

Aksi halde;

“Sol Mahalle”, zaman ve enerjisini içeride tüketmeye devam eder. Bu ise Türkiye’ye söyleyecek sözü kalmamış ve tek çaresi siyasal rakibini dizayn ederek ömrünü uzatma derdinde olan Saray rejimine hizmet eder.

Mansur Yavaş Vakası…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

Gazete Ata Ocağı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.