Warning: Attempt to read property "ID" on null in /data/sites/web/gazeteataocagicom/www/wp-includes/link-template.php on line 409
“Her büyük servetin arkasında bir suç vardır.” - Gazete Ata Ocağı
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

“Her büyük servetin arkasında bir suç vardır.”

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

​Siyasete atılmadan önce sıradan bir hayat sürerken, kamu gücünü ve yetkiyi eline aldığı an holding patronuna dönüşenlerin hikâyesi bu coğrafyaya hiç de yabancı değil. Sağcısından soclucusuna, yerelinden geneline kadar bu ülkede sistem ne yazık ki “tanıdığı olanın köşe dönmesi” üzerine kurgulanmış durumda. Adına ister “ticari başarı” deyin, ister “serbest piyasa zekası”; toplumun vicdanında karşılığı tektir: Kamu imkânlarıyla gerçekleşen örtülü bir servet transferi.

​Halk, sabahın erken saatinde rızkının peşine düşüp hayat mücadelesi verirken; siyasete girenlerin mal varlıklarındaki o astronomik sıçramayı gördüğünde doğal olarak soruyor: “Bu değirmenin suyu nereden geliyor?” Şeffaf bir siyasi etik yasasının olmadığı, servet beyanlarının sümen altı edildiği bir düzende, kamu kaynaklarını yönetenlerin şatafatlı yaşamları halkın sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor.
​Gazeteciliğin ve entelektüel namusun görevi; süslü kılıflarla, “başarı hikâyesi” adı altında sunulan bu hızlı zenginleşmeleri aklamak değildir. Hukuk elbette iddiaları belgelere göre yargılayacaktır; ancak toplumun sarsılan adalet duygusunu ve vicdanını hiçbir hukuki terim iyileştirmeye yetmiyor.

​Unutmamak gerekir ki;
kanunlar, kurumsal unvanlar ve mülkiyet kılıfları değişse de sermayenin ilk biriktiği o karanlık dip noktadaki acımasızlık hep aynı kalır. Ve tarih bize gösterir ki, büyük servetlerin gölgesinde inşa edilen o şatolar, eninde sonunda hakkı yenen kitlelerin vicdanında mahkûm olmaya mahkûmdur.

“Her büyük servetin arkasında bir suç vardır.”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

Gazete Ata Ocağı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.